|

Kanlı
Noel
Kıbrıs'ta Türklerle Rumların eşit ortak
olarak kurduğu Kıbrıs Cumhuriyeti'ni yürütmek yerine Türkleri
ortadan kaldırarak tüm Kıbrıs'a egemen olmak için Rumlar çeşitli
planlar yaptılar. Bu çerçevede Anayasa'da 13 maddelik değişiklik
önerisinde bulunan Rumlar bu önerileri reddedilince önceden
yaptıkları plan gereği, eğittikleri silahlı güçleri de devreye
sokarak Türklere saldırı başlattı.
Tarihe kanlı Noel olarak geçen bu saldırılar
1963 Aralık ayında başladı.
20 Aralık gecesi Lefkoşa'nın Tahtakale
semtinde evlerine gitmekten olan bir grup Türk'ün otomobillerine
açılan ateş sonucunda Zeki Halil ve Cemaliye Emirali adlı iki Türk
şehit düştü, bir grup Türk de açılan ateş sonucunda yaralandı. 21
Aralık günü bu saldırıyı kınamak için Lefkoşa Türk Lisesi bahçesinde
toplanan Türk öğrencileri EOKA çetesi mensupları tarafından
kurşunlandı. Aynı gün Lefkoşa'daki Atatürk büstüne de saldırıldı(1).
Bir gün sonra Türkiye Büyükelçilik binası ile Kıbrıs Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın ikametgahına ateş açıldı.
Akritas Planı artık fiilen uygulamaya
konulmuştu.
1963 yılı Kanlı Noel saldırılarının hedefi
Lefkoşa idi. Rumlar, merkeze hakim olmakla bütün Kıbrıs'a hakim
olacaklarını sanıyorlardı. Bunun için de kendilerine en büyük engel
Lefkoşa'ya bağlı Küçük Kaymaklı kasabası idi. 1960 nüfus sayımına
göre kasabada 5.126 Türk, 1.133 Rum yaşıyordu. Kasaba önemli bir
Türk yerleşme merkezi durumundaydı.
Kasaba çevresinde 19 Aralık'tan itibaren faaliyetleri gözlenmeye
başlandı. Rum saldırısından şüphelenen Türk Mücahit Teşkilatı'na üye
gençler, halkı olası bir saldırıya karşı hazırlamaya çalıştı (2).
Rum saldırısı 22 Aralık günü başladı. Küçük
Kaymaklı'nın dış dünya ile bağlantısı tamamen kesilmişti. 23
Aralık'tan itibaren yeni takviye kuvvetleri alan Rum saldırganların
başına EOKA'cı katil Nikos Sampson geçmişti. Diğer yandan Ada'daki
Yunan alayı da saldırganlarla birleşmiş ve Rumlar bütün güçlerini
bölgeye teksif etmişti.
Makarios'un 22 Aralık günü Garanti
Antlaşmaları’nı tanımadığını ilan etmesi, Rum saldırganlara daha da
cesaret vermişti.
Türk direnişçiler, 5.000 Türk'ün
sorumluluğunu üzerlerine almaları nedeniyle bölgeden ayrılmaya karar
verdiler ve bunu 24 Aralık gününden başlayarak uygulamaya koydular.
3.000 Türk Hamitköy'e, 2.000 civarında Türk de Lefkoşa'nın emin
bölgelerine gönderildi.
Rum çeteleri, kadın-erkek, genç-ihtiyar
demeden Türklere karşı vahşice saldırırken; Türkler, Küçük
Kaymaklı'da bulunan Rum aileleri de kendi korumaları altında Büyük
Kaymaklı'ya göndermişti. Geride kalan 550 kadar yaşlı, kadın ve
çocuk Türk topluluğu Rum çetecilerce esir muamelesine tabi
tutuldular. Bu arada seksenlik imam Hüseyin İğneci ve yatalak 18
yaşındaki oğlu Rumlar tarafından vahşice şehit edildi.
Nikos
Sampson'un anılarını yayınlayan Eleftheria gazetesi, 1963 Kanlı
Noel'inin gerçek sorumlularını gözler önüne sermektedir. Makarios
hükümetinin, İçişleri Bakanlığı'nın ve üçlü karargahın Yunan
kanadına mensup subayların emri ile hareket ettiğini açıklayan Nikos
Sampson, Küçük Kaymaklı savaşlarını da "Yunanlıların Balkan
Savaşları dışında Türklere karşı elde ettikleri tek zafer" olarak
ilan etmiştir(3).
Bu gelişmeler üzerine Türkiye, 23 Aralık
1963'te İngiltere ve Yunanistan hükümetleri nezdinde harekete geçti.
Rum saldırılarının önlenmesi için birlikte harekete geçilmesini
istedi.
Türkiye'nin bu girişimi üzerine, 24 Aralık 1963'te Lefkoşa'da
Türkiye, Yunanistan ve İngiltere adına bir ortak bildiri yayınlandı.
Bildiride şu ifadeler yer aldı:
"Türkiye, İngiltere ve Yunanistan
hükümetleri Garanti Antlaşmasını imza eden devletler sıfatı ile
Kıbrıs Hükümeti ile Türk ve Rum cemaatlerini halihazır
karışıklıklara son vermeye müştereken çağırırlar. Üç hükümet, bu
gece ateş kesilmesi için uygun bir saatin tespitine ve her iki
cemaatten buna riayetini istemeye Kıbrıs Hükümeti'ni davet ederler.
Üç hükümet ayrıca hukuk nizamının korunması lüzumunu göz önünde
tutarak bugünkü durumu doğuran güçlüklerin haline yardım maksadıyla
tavassutta bulunmayı teklif ederler(4)."
Bu çağrıya rağmen çatışmalar durmadı. Rum
silahlı güçleri 24 Aralık günü Lefkoşa ve diğer Türk bölgelerine
saldırıya devam etti. 24 Aralık günü Kumsal bölgesine saldıran
Rumlar, Kıbrıs'taki Türk Alayı'nda doktor olarak görev yapmakta olan
Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi ile üç çocuğunu vahşice katlettiler.
Saldırılar sonucunda 18.667 Kıbrıs Türk'ü
yaşadığı 103 köyü terk etmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler
aracılığı ile köylerini terk etmek zorunda kalan Türklerle ilgili
araştırma sonuçlarına göre, 1964 yılında Lefkoşa kazasında 39, Girne
kazasında 7, Baf kazasında 49, Larnaka kazasında 21 ve Mağusa
kazasında 21 köy olmak üzere 124 köy zarar görmüş, yüzlerce Türk
ölmüş, binlercesi yaralanmış veya köylerini terk etmek zorunda
kalmışlardı. 1963 yılında başlayıp 1964'te de devam eden olaylarda
364 Türk şehit olmuştur(5).
Makarios'un görüşmelere yanaşmaması ve
saldırıların devam etmesi üzerine Türkiye, garantörlük hakkını tek
başına kullanmaya karar verdi. 25 Aralık 1963 tarihinde Türk alayı,
garnizonundan ayrılarak gerekli mevzilere yerleşti. Bu sırada Türk
Hava Kuvvetleri'ne bağlı savaş uçakları da Lefkoşa üzerinde uyarı
uçuşlarına başladılar. Diğer yandan, Türk toplumuna karşı acımasız
bir şekilde saldırıya geçen Rum Radyosuna cevap vermek ve Türk
toplumunun moralini yükseltmek gayesiyle "Bayrak Radyosu" yayına
başladı.
KAYNAK:
Çay, Abdulhaluk Mehmet-; Kıbrıs'ta Kanlı Noel-1963, Türk Kültürünü
Araştırma Enstitüsü Yayınları, Ankara 1989.
DİPNOTLAR:
1) Aydın Olgun, Kıbrıs'ın Anatomisi, Dört Devir, Dört Lider, Ankara
1975, s. 23; Halil Fikret Alasya, Tarihte Kıbrıs s. 221; Pierre
Oberling, s. 69.
2) Rum alayı ve EOKA çetelerine karşı koymaya çalışan Türklerin
elindeki silahlar 6 piyade tüfeği, 5 sten, 2 bren, çeşitli
tabancalar, 100 av tüfeğinden ibaretti.
3) TAK, Özel Sayı: 1/89.
4) Mehmet Gönlübol ve diğerleri, s. 407.
5) Zaim M. Nedjatigil, The Cyprus..., s. 17-18; Pierre Oberling, s.
97.
|
|
GÜVENLİK
KUVVETLERİ DERGİSİ |
 |
|