|
Barış Kuvvetleri'nde
nöbet değişimi
Kıbrıs Türk Barış
Kuvvetleri Komutanlığı'nda
Korgeneral Memişoğlu, görevini
Korgeneral Kıvrıkoğlu'na devretti
|
 |
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu,
görevini, Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu'na devretti.
Komutanlığın “emir-komuta devir-teslim töreni”,
17 Ağustos 2006 tarihinde KTBK Komutanlığı Karargahında
gerçekleştirildi.
Törene, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu, Başbakan Ferdi Sabit
Soyer, 1 nci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, üst düzeyde askeri erkanla
devlet üst düzey temsilcileri ve bazı sivil toplum örgütü
yetkilileri katıldı.
Törende, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs
Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu ve
Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu birer konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Onur Kıtası
tarafından karşılanmasıyla başlayan törende, daha sonra İstiklal
Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi. Kıbrıs Türk Barış
Kuvvetleri Komutanlığı'nın tarihçesinin okunmasını, devreden ve
devralan komutanların özgeçmişlerinin okunması izledi. Daha sonra
Türkiye Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın
kutlama mesajı okundu. Korgeneral Hasan Memişoğlu'nun veda
konuşmasının ardından görevi teslim eden komutanın forsu indirildi.
Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu tarafından Korgeneral Hasan Memişoğlu'na
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı forsunun takdim edilmesi ve
Memişoğlu tarafından Kıvrıkoğlu'na Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri
Komutanlığı brövesinin takılmasıyla devam eden törende, daha sonra
Kıvrıkoğlu tarafından Memişoğlu'na Hizmet Anısı Şildi takdim edildi.
Görevi teslim alan komutanın forsunun
çekilmesinden sonra Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu ve Cumhurbaşkanı
Talat birer konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın
Korgeneral Hasan Memişoğlu'na Hizmet Anısı Şildi takdim etmesiyle
tören sona erdi.
Daha sonra törene katılan davetliler onuruna
Girne Orduevi'nde kokteyl verildi.
Korgeneral Hasan Memişoğlu törende yaptığı
konuşmada, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı'nın Kıbrıs Türkü
ile omuz omuza ve aynı vizyonu paylaşarak 32 yıldır görevini
başarıyla sürdürdüğünü söyledi.

KTBK Komutanlığı'nın asli görevinin KKTC'nin varlığını ve
toprak bütünlüğünü korumak ve Kıbrıs Türkü'nün güvenliğini, adadaki
barış, huzur ve özgürlük ortamının devamını sağlamak olduğunu
belirten Korgeneral Memişoğlu, söyle konuştu:
“Bu görev, maksatlar tam olarak sağlanana kadar
sürecektir. Çünkü zaman zaman şahit olduğumuz üst düzey Rum
yöneticilerinin Kıbrıs Türkü hakkındaki niyet ve düşünceleri, Rum
tarafının savunma bütçesindeki ve silahlanma faaliyetlerindeki
artış, okul kitaplarından başlayarak Türk tarafına karşı
uygulamalar, Türkleri sevmeyen Rum gençliğinin mevcudiyeti, lider
kadronun uzlaşmaz tutumu, bugüne kadar almış olduğumuz ciddi
tedbirlerin devamını ve bu konudaki mücadelenin sürdürülmesini haklı
ve gerekli kılmaktadır.”
Korgeneral Memişoğlu, Kıbrıslı Türklere hiç kimsenin 1974 öncesi
olumsuz şartları yeniden reva görmemesi gerektiğini da vurguladı.
Petrol ve enerji kaynaklarına yakın olması ve
bunların ulaşım yollarının kontrol noktasında bulunması dolayısıyla
Kıbrıs'ın stratejik değerinin arttığını söyleyen Korgeneral
Memişoğlu, KTBK Komutanlığı'nın geçmişte yaşanan acı tecrübeleri
dikkate alarak, en kötü ihtimale karşı üstün muharebe gücüne sahip
olarak her zaman göreve hazır olmak durumunda olduğunu kaydetti.
Korgeneral Memişoğlu, “Ulaştığımız bu nokta; halkımız için kabul
edilebilir, kalıcı bir anlaşma ile sonlandırılabildiği takdirde bu
amaçla hayatını kaybeden şehitlerimizin ruhları şad olacak,
gazilerimiz, emekleriyle gurur duyacak” dedi.
Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu da konuşmasında,
Türk ordusunun tarihte iki defa Kıbrıs'a girdiğini ve ikisinde de
adaya barış getirdiğini söyledi.
”İşte bu yüzdendir ki birliğimizin adı Barış
Kuvvetleridir” diyen Korgeneral Kıvrıkoğlu, bir daha kanlı noelleri,
küvet katliamlarını, ENOSİS’i yaşamamak ve barış ortamını korumak
için adada olduklarını ifade etti.
Barışı korumanın yegane yolunun savaşa hazır
olmaktan geçtiğinin bilincinde olduklarını söyleyen Korgeneral
Kıvrıkoğlu, bir toplumu yok sayan ya da onu azınlık durumuna
düşürmeyi amaçlayan bir çözümün asla barış olmadığının farkında
olduklarını da kaydetti.
Türkiye ve KKTC'nin böyle bir oldu bittiye asla
izin vermeyeceğinin altını çizen Korgeneral Kıvrıkoğlu, “Tehdit dolu
mektuplara, ambargolara direndiğimiz yıllara oranla çok daha
güçlüyüz” dedi.
Korgeneral Kıvrıkoğlu, barışın Kıbrıs Türkü'nün kazanımları ve
geleceğini garanti altına alan, adil ve onurlu bir barış olması
gerektiğini de kaydetti.
KTBK Komutanlığı'nı aldığı noktadan daha ileriye
götürmenin ve Kıbrıs Türkü'ne hizmet meşalesini yükseltmenin temel
hedefi olacağını dile getiren Korgeneral Kıvrıkoğlu, insan merkezli
komutanlık vizyonu uygulayacaklarını belirtti.
“Türkiye ve KKTC'nin içten çökertilmesi için,
çeşitli devlet ve uluslararası kuruluşların bir birleriyle yarış
içinde çalıştığının bir gerçek olduğunu dile getiren Korgeneral
Kıvrıkoğlu Türkiye'deki bölücü akımların Kıbrıs'a sirayet
ettirilmesi için ciddi çabalar olduğunu belirtti. Korgeneral
Kıvrıkoğlu, şöyle konuştu:
“Kıbrıslı Türkler'in aklını çelmek ve onları
bölmek maksadıyla bir tür 'havuç-sopa politikası', uygulayan
çevreler, Türklerde onurun paradan daha kıymetli olduğunu unutmuş
gözükmektedirler. Kaybedilen para yerine konur, ancak kırılan ulusal
onur kolay tamir edilemez”.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat
da, KTBK Komutanlığı'nın Kıbrıs'ın kuzeyinde güvenliği sağlamak için
32 yıldır aralıksız olarak görev başında olduğunu belirterek, Kıbrıs
mücadelesinin 1974'te başlamadığını, 1963'den beridir Kıbrıs Türk
halkının varlık mücadelesi biçiminde devam ettiğini söyledi.
1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkının
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurumlarından dışlandığı, büyük baskı altına
alındığı ve can emniyetinin bulunmadığı acı günlerin
unutulamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Talat, bu yıllar
arasında Kıbrıslı Türklerin gösterdiği direnişi anlattı.
Türkiye'nin anlaşmalardan doğan hakları ile
adaya müdahale etmesinden sonra ülkede çatışma olmadığını vurgulayan
Cumhurbaşkanı Talat, “Ancak siyasi çözüm eksik kaldı. Onu
geçekleştirmek için çeşitli görüşmeler, uğraşlar yaşandı ve nihayet
2004 yılı Nisan'ında referanduma kadar gelişen son aşamada Kıbrıs
çözüm planı halk iradesine sunuldu. Bu olay galiba Kıbrıs'taki en
önemli gelişmelerden bir tanesiydi” dedi.
Referandumda Kıbrıslı Türklerin çok önemli bir
cesaret örneği gösterdiğini ve öz veride bulunduğunu kaydeden
Cumhurbaşkanı Talat, tüm sıkıntılara rağmen Kıbrıs Türk halkının
barış planına onay verdiğini dile getirdi.
Bunun, dünyaya yayılan “Kıbrıs Türk halkı çözüm istemiyor”
şeklindeki politikanın sonunu getirdiğini belirten Talat, “artık
Kıbrıslı Türkler çözümü isteyen, özveriyle isteyen taraf olarak
açıkça ortaya çıktı” diye konuştu.
Referandumda elde edilen sonucun “zorunluluk doktrinini” tarihe mal
ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Talat, zorunluluk doktrininin
tartışmalı bir doktrin olmakla birlikte hukukta bazı ülkelerde ve
aşamalarda baş vurulan bir araç olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı
Talat, söyle konuştu:
“Eğer bir ülke zorunluluk doktrini ile
yönetiliyorsa, o ülkeyi yönetenlerin bu doktrinin ortaya
çıkışınıyaratan koşulları ortadan kaldırma çabası içinde olması
gerekiyor. Yani ülkeyi yönettiğini iddia eden, uluslararası alanda
meşru olmamakla birlikte Kıbrıs'ın temsilcisi olarak görülen Kıbrıs
Rum Yönetimi'nin elinden gelen gayreti ortaya koyarak, Kıbrıs'ta bu
doktrinin geçerli olmasının koşullarını ortadan kaldırması
gerekiyordu. Bu yapılmadığına göre, bu doktrinin artık bundan böyle
anlamı kalmamaktadır. Kalmayınca da Kıbrıs Cumhu-riyeti'ni temsil
ettiğini iddia eden Kıbrıs Rum Yönetimi'nin meşruiyeti yanında
yasallığı da tamamen ortadan kalkmaktadır. Kıbrıs Rum Yönetimi,
yasal zeminini kaybetmiş olmaktadır.”
Bu gelişmenin izolasyonların ortadan
kaldırılması mücadelesini asgari hak olarak gündeme getirdiğini
belirten Cumhurbaşkanı Talat, izolasyonlara karşı direnmenin tamamen
meşru ve yasal bir hak haline geldiğini kaydetti.
Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti'nin desteğiyle Türkiye Cumhuriyeti
ile birlikte hareket ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Talat,
elde ettikleri başarı varsa bunu birlikte elde ettiklerini ve çözüm
için de birlikte esneklik gösterdiklerini söyledi.
Türk tarafının önemli bir esneklik daha
göstererek, Kıbrıs Rum tarafının Annan Planı'ndaki değişiklikleri
hazırlayıp BM'ye sunması ısrarından müzakereleri bir an önce
başlatma noktasına geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat, 8 Temmuz'da Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la bir
araya gelerek bir dizi ilkeye ulaştıklarını söyledi.
Amaçlarının, Kıbrıs sorununun çözümünü geleceğe havale etmek
olmadığını, Kıbrıs sorununun çözümü konusundaki kararlılıklarını
ortaya koymak olduğunu ifade eden Cumhur-başkanı Talat, bugün de
aynı durumda olduklarını dile getirdi.
Ciddi, özlü ve öze ilişkin müzakere
istediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Talat, çözümün peşinde
olduklarını vurguladı.
Kıbrıs Türkü'ne 1974 öncesini bir daha
yaşatmayacak bir çözüm istediklerini belirten Talat, bu kararlılık
içinde hareket edeceklerini, en büyük dayanaklarının Türkiye
Cumhuriyeti ve KTBK olacağını belirtti.
|
|
GÜVENLİK
KUVVETLERİ DERGİSİ |
 |
|