GÜNCEL

Eylül 2006 Sayı 69


   
Barış Kuvvetleri'nde nöbet değişimi

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı'nda
Korgeneral Memişoğlu, görevini
Korgeneral Kıvrıkoğlu'na devretti

    Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu, görevini, Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu'na devretti.
   Komutanlığın “emir-komuta devir-teslim töreni”, 17 Ağustos 2006 tarihinde KTBK Komutanlığı Karargahında gerçekleştirildi.
   Törene, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, 1 nci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, üst düzeyde askeri erkanla devlet üst düzey temsilcileri ve bazı sivil toplum örgütü yetkilileri katıldı.
   Törende, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu ve Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu birer konuşma yaptı.
   Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Onur Kıtası tarafından karşılanmasıyla başlayan törende, daha sonra İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi. Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı'nın tarihçesinin okunmasını, devreden ve devralan komutanların özgeçmişlerinin okunması izledi. Daha sonra Türkiye Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın kutlama mesajı okundu. Korgeneral Hasan Memişoğlu'nun veda konuşmasının ardından görevi teslim eden komutanın forsu indirildi. Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu tarafından Korgeneral Hasan Memişoğlu'na Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı forsunun takdim edilmesi ve Memişoğlu tarafından Kıvrıkoğlu'na Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı brövesinin takılmasıyla devam eden törende, daha sonra Kıvrıkoğlu tarafından Memişoğlu'na Hizmet Anısı Şildi takdim edildi.
   Görevi teslim alan komutanın forsunun çekilmesinden sonra Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu ve Cumhurbaşkanı Talat birer konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Korgeneral Hasan Memişoğlu'na Hizmet Anısı Şildi takdim etmesiyle tören sona erdi.
   Daha sonra törene katılan davetliler onuruna Girne Orduevi'nde kokteyl verildi.
   Korgeneral Hasan Memişoğlu törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı'nın Kıbrıs Türkü ile omuz omuza ve aynı vizyonu paylaşarak 32 yıldır görevini başarıyla sürdürdüğünü söyledi.


   KTBK Komutanlığı'nın asli görevinin KKTC'nin  varlığını ve toprak bütünlüğünü korumak ve Kıbrıs Türkü'nün güvenliğini, adadaki barış, huzur ve özgürlük ortamının devamını sağlamak olduğunu belirten Korgeneral Memişoğlu, söyle konuştu:
   “Bu görev, maksatlar tam olarak sağlanana kadar sürecektir. Çünkü zaman zaman şahit olduğumuz üst düzey Rum yöneticilerinin Kıbrıs Türkü hakkındaki niyet ve düşünceleri, Rum tarafının savunma bütçesindeki ve silahlanma faaliyetlerindeki artış, okul kitaplarından başlayarak Türk tarafına karşı uygulamalar, Türkleri sevmeyen Rum gençliğinin mevcudiyeti, lider kadronun uzlaşmaz tutumu, bugüne kadar almış olduğumuz ciddi tedbirlerin devamını ve bu konudaki mücadelenin sürdürülmesini haklı ve gerekli kılmaktadır.”
Korgeneral Memişoğlu, Kıbrıslı Türklere hiç kimsenin 1974 öncesi olumsuz şartları yeniden reva görmemesi gerektiğini da vurguladı.
   Petrol ve enerji kaynaklarına yakın olması ve bunların ulaşım yollarının kontrol noktasında bulunması dolayısıyla Kıbrıs'ın stratejik değerinin arttığını söyleyen Korgeneral Memişoğlu, KTBK Komutanlığı'nın geçmişte yaşanan acı tecrübeleri dikkate alarak, en kötü ihtimale karşı üstün muharebe gücüne sahip olarak her zaman göreve hazır olmak durumunda olduğunu kaydetti.
      Korgeneral Memişoğlu, “Ulaştığımız bu nokta; halkımız için kabul edilebilir, kalıcı bir anlaşma ile sonlandırılabildiği takdirde bu amaçla hayatını kaybeden şehitlerimizin ruhları şad olacak, gazilerimiz, emekleriyle gurur duyacak” dedi.
   Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu da konuşmasında, Türk ordusunun tarihte iki defa Kıbrıs'a girdiğini ve ikisinde de adaya barış getirdiğini söyledi.
   ”İşte bu yüzdendir ki birliğimizin adı Barış Kuvvetleridir” diyen Korgeneral Kıvrıkoğlu, bir daha kanlı noelleri, küvet katliamlarını, ENOSİS’i yaşamamak ve barış ortamını korumak için adada olduklarını ifade etti.
   Barışı korumanın yegane yolunun savaşa hazır olmaktan geçtiğinin bilincinde olduklarını söyleyen Korgeneral Kıvrıkoğlu, bir toplumu yok sayan ya da onu azınlık durumuna düşürmeyi amaçlayan bir çözümün asla barış olmadığının farkında olduklarını da kaydetti.
   Türkiye ve KKTC'nin böyle bir oldu bittiye asla izin vermeyeceğinin altını çizen Korgeneral Kıvrıkoğlu, “Tehdit dolu mektuplara, ambargolara direndiğimiz yıllara oranla çok daha güçlüyüz” dedi.
Korgeneral Kıvrıkoğlu, barışın Kıbrıs Türkü'nün kazanımları ve geleceğini garanti altına alan, adil ve onurlu bir barış olması gerektiğini de kaydetti.
   KTBK Komutanlığı'nı aldığı noktadan daha ileriye götürmenin ve Kıbrıs Türkü'ne hizmet meşalesini yükseltmenin temel hedefi olacağını dile getiren Korgeneral Kıvrıkoğlu, insan merkezli komutanlık vizyonu uygulayacaklarını belirtti.
   “Türkiye ve KKTC'nin içten çökertilmesi için, çeşitli devlet ve uluslararası kuruluşların bir birleriyle yarış içinde çalıştığının bir gerçek olduğunu dile getiren Korgeneral Kıvrıkoğlu Türkiye'deki bölücü akımların Kıbrıs'a sirayet ettirilmesi için ciddi çabalar olduğunu belirtti. Korgeneral Kıvrıkoğlu, şöyle konuştu:
   “Kıbrıslı Türkler'in aklını çelmek ve onları bölmek maksadıyla bir tür 'havuç-sopa politikası', uygulayan çevreler, Türklerde onurun paradan daha kıymetli olduğunu unutmuş gözükmektedirler. Kaybedilen para yerine konur, ancak kırılan ulusal onur kolay tamir edilemez”.

   Törende konuşan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, KTBK Komutanlığı'nın Kıbrıs'ın kuzeyinde güvenliği sağlamak için 32 yıldır aralıksız olarak görev başında olduğunu belirterek, Kıbrıs mücadelesinin 1974'te başlamadığını, 1963'den beridir Kıbrıs Türk halkının varlık mücadelesi biçiminde devam ettiğini söyledi.
   1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurumlarından dışlandığı, büyük baskı altına alındığı ve can emniyetinin bulunmadığı acı günlerin unutulamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Talat, bu yıllar arasında Kıbrıslı Türklerin gösterdiği direnişi anlattı.
   Türkiye'nin anlaşmalardan doğan hakları ile adaya müdahale etmesinden sonra ülkede çatışma olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat, “Ancak siyasi çözüm eksik kaldı. Onu geçekleştirmek için çeşitli görüşmeler, uğraşlar yaşandı ve nihayet 2004 yılı Nisan'ında referanduma kadar gelişen son aşamada Kıbrıs çözüm planı halk iradesine sunuldu. Bu olay galiba Kıbrıs'taki en önemli gelişmelerden bir tanesiydi” dedi.
   Referandumda Kıbrıslı Türklerin çok önemli bir cesaret örneği gösterdiğini ve öz veride bulunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Talat, tüm sıkıntılara rağmen Kıbrıs Türk halkının barış planına onay verdiğini dile getirdi.
Bunun, dünyaya yayılan “Kıbrıs Türk halkı çözüm istemiyor” şeklindeki politikanın sonunu getirdiğini belirten Talat, “artık Kıbrıslı Türkler çözümü isteyen, özveriyle isteyen taraf olarak açıkça ortaya çıktı” diye konuştu.
Referandumda elde edilen sonucun “zorunluluk doktrinini” tarihe mal ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Talat, zorunluluk doktrininin tartışmalı bir doktrin olmakla birlikte hukukta bazı ülkelerde ve aşamalarda baş vurulan bir araç olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Talat, söyle konuştu:
   “Eğer bir ülke zorunluluk doktrini ile yönetiliyorsa, o ülkeyi yönetenlerin bu doktrinin ortaya çıkışınıyaratan koşulları ortadan kaldırma çabası içinde olması gerekiyor. Yani ülkeyi yönettiğini iddia eden, uluslararası alanda meşru olmamakla birlikte Kıbrıs'ın temsilcisi olarak görülen Kıbrıs Rum Yönetimi'nin elinden gelen gayreti ortaya koyarak, Kıbrıs'ta bu doktrinin geçerli olmasının koşullarını ortadan kaldırması gerekiyordu. Bu yapılmadığına göre, bu doktrinin artık bundan böyle anlamı kalmamaktadır. Kalmayınca da Kıbrıs Cumhu-riyeti'ni temsil ettiğini iddia eden Kıbrıs Rum Yönetimi'nin meşruiyeti yanında yasallığı da tamamen ortadan kalkmaktadır. Kıbrıs Rum Yönetimi, yasal zeminini kaybetmiş olmaktadır.”
   Bu gelişmenin izolasyonların ortadan kaldırılması mücadelesini asgari hak olarak gündeme getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Talat, izolasyonlara karşı direnmenin tamamen meşru ve yasal bir hak haline geldiğini kaydetti.
Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti'nin desteğiyle Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte hareket ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Talat, elde ettikleri başarı varsa bunu birlikte elde ettiklerini ve çözüm için de birlikte esneklik gösterdiklerini söyledi.
   Türk tarafının önemli bir esneklik daha göstererek, Kıbrıs Rum tarafının Annan Planı'ndaki değişiklikleri hazırlayıp BM'ye sunması ısrarından müzakereleri bir an önce başlatma noktasına geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 8 Temmuz'da Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la bir araya gelerek bir dizi ilkeye ulaştıklarını söyledi.
Amaçlarının, Kıbrıs sorununun çözümünü geleceğe havale etmek olmadığını, Kıbrıs sorununun çözümü konusundaki kararlılıklarını ortaya koymak olduğunu ifade eden Cumhur-başkanı Talat, bugün de aynı durumda olduklarını dile getirdi.
   Ciddi, özlü ve öze ilişkin müzakere istediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Talat, çözümün peşinde olduklarını vurguladı.
   Kıbrıs Türkü'ne 1974 öncesini bir daha yaşatmayacak bir çözüm istediklerini belirten Talat, bu kararlılık içinde hareket edeceklerini, en büyük dayanaklarının Türkiye Cumhuriyeti ve KTBK olacağını belirtti.

 

 GÜVENLİK KUVVETLERİ  DERGİSİ