|

İşitme Kaybı
Adam doktora gider ve sorar:
“Doktor bey, galiba karımda işitme kaybı başladı. Ne yapabiliriz?”
Doktor şu tavsiyede bulunur:
“Eve gittiğiniz zaman karınızı sizi görmeyeceği bir yerde durun.
Normal bir sesle ona bir şey sorun. Eğer sizi duymazsa biraz daha
yaklaşın ve sorunuzu tekrarlayın. Hangi mesafede durduğunu tespit
edelim, ona göre bir tedavi uygularız.”
Adam eve döner. Karısı o sırada mutfakta yemek yapmakla
uğraşmaktadır. Adam mutfağın kapısında durur ve normal bir sesle:
“Hayatım ne yiyoruz bu akşam?” diye sorar. Adam bir ses duymaz. Adam
bir iki adım yaklaşır ve bir kez daha sorar: “Hayatım ne yiyoruz bu
akşam?” Karısı karşılık verir: “İkidir köfte diyorum ya!”

Reçete Soğan
Temel eczacılık fakültesini bitirir, fakat eczane açacak parası
yoktur. Girer bir eczaneye sorar: “Beyefendi sizde soğan var mı?”
Adam Temel'i başından savar. Temel bu, durur mu? Her gün yeni bir
soruyla eczacının karşısına dikilir. Bir gün eczacı Temel'e çıkışır:
“Kardeşim senin derdin ne?” Temel ağzındaki baklayı çıkarır: “Burayı
bana sat.” Eczacı kurtulmak için eczaneyi Temel'e satar. Bir kaç gün
sonra eczaneyi satan adam gelir ve dalga geçmek için sorar: “Sizde
soğan var mı?” Temel cevap vermekte gecikmez: “Bizde soğan var, ama
senin reçeten var mı?”

Neden
Hayattayken çok üşüyen bir adam ölmüş ve cennete gitmiş. Fakat adam
oradakilere hiç rahat vermiyormuş. Sürekli “üşüyorum, çok üşüyorum”
diyormuş. Artık sıkılmışlar ve sıcak olsun diye adamı cehenneme
yollamışlar. Ama adam orada da üşüyormuş ve “çok üşüyorum, çok
üşüyorum” deyip duruyormuş.
Baş zebani çok sinirlenmiş ve “şu adamı cehennemin dibine koyun da
aklı başına gelsin!” demiş.
Aradan yıllar geçmiş sayım yapılıyormuş. Fakat hep bir kişi eksik
çıkıyormuş. Zebanilerden biri hatırlayarak, “efendim, hatırlar
mısınız, yıllar evvel birini cehennemin dibine koymuştuk?” demiş.
“Hemen çıkartın o adamı!” demiş baş zebani. Bunun üzerine zebaniler
cehennemin dibine gidip kapısını aralamışlar, içeriden bir ses
gelmiş: “Kapatın kapıyı! Cereyan yapıyor!”
Hangisi?
Küçük Hasan, akşam yemekten sonra kahvesini içmekte olan babasına
yaklaştı, gayet yavaş bir sesle sordu:
“Babacığım” dedi. “Mürekkep çok mu pahalı bir şeydir?”
“Hayır ama, neden sordun?”
“Bugün kazayla halıya mürekkep döktüm, annem öyle kızdı, öyle
öfkelendi ki sorma!..
|
|
GÜVENLİK
KUVVETLERİ DERGİSİ |
 |
|