F I K R A - K A R İ K A T Ü R

Mart 2006 Sayı 67

 
 


İşitme Kaybı
Adam doktora gider ve sorar:
“Doktor bey, galiba karımda işitme kaybı başladı. Ne yapabiliriz?”
Doktor şu tavsiyede bulunur:
“Eve gittiğiniz zaman karınızı sizi görmeyeceği bir yerde durun. Normal bir sesle ona bir şey sorun. Eğer sizi duymazsa biraz daha yaklaşın ve sorunuzu tekrarlayın. Hangi mesafede durduğunu tespit edelim, ona göre bir tedavi uygularız.”
Adam eve döner. Karısı o sırada mutfakta yemek yapmakla uğraşmaktadır. Adam mutfağın kapısında durur ve normal bir sesle:
“Hayatım ne yiyoruz bu akşam?” diye sorar. Adam bir ses duymaz. Adam bir iki adım yaklaşır ve bir kez daha sorar: “Hayatım ne yiyoruz bu akşam?” Karısı karşılık verir: “İkidir köfte diyorum ya!”



Reçete Soğan

Temel eczacılık fakültesini bitirir, fakat eczane açacak parası yoktur. Girer bir eczaneye sorar: “Beyefendi sizde soğan var mı?” Adam Temel'i başından savar. Temel bu, durur mu? Her gün yeni bir soruyla eczacının karşısına dikilir. Bir gün eczacı Temel'e çıkışır: “Kardeşim senin derdin ne?” Temel ağzındaki baklayı çıkarır: “Burayı bana sat.” Eczacı kurtulmak için eczaneyi Temel'e satar. Bir kaç gün sonra eczaneyi satan adam gelir ve dalga geçmek için sorar: “Sizde soğan var mı?” Temel cevap vermekte gecikmez: “Bizde soğan var, ama senin reçeten var mı?”



Neden
Hayattayken çok üşüyen bir adam ölmüş ve cennete gitmiş. Fakat adam oradakilere hiç rahat vermiyormuş. Sürekli “üşüyorum, çok üşüyorum” diyormuş. Artık sıkılmışlar ve sıcak olsun diye adamı cehenneme yollamışlar. Ama adam orada da üşüyormuş ve “çok üşüyorum, çok üşüyorum” deyip duruyormuş.
Baş zebani çok sinirlenmiş ve “şu adamı cehennemin dibine koyun da aklı başına gelsin!” demiş.
Aradan yıllar geçmiş sayım yapılıyormuş. Fakat hep bir kişi eksik çıkıyormuş. Zebanilerden biri hatırlayarak, “efendim, hatırlar mısınız, yıllar evvel birini cehennemin dibine koymuştuk?” demiş. “Hemen çıkartın o adamı!” demiş baş zebani. Bunun üzerine zebaniler cehennemin dibine gidip kapısını aralamışlar, içeriden bir ses gelmiş: “Kapatın kapıyı! Cereyan yapıyor!”

Hangisi?
Küçük Hasan, akşam yemekten sonra kahvesini içmekte olan babasına yaklaştı, gayet yavaş bir sesle sordu:
“Babacığım” dedi. “Mürekkep çok mu pahalı bir şeydir?”
“Hayır ama, neden sordun?”
“Bugün kazayla halıya mürekkep döktüm, annem öyle kızdı, öyle öfkelendi ki sorma!..

 

 GÜVENLİK KUVVETLERİ  DERGİSİ