|
Yeni
İtiraflar Işığında Rum Saldırısının Değerlendirilmesi
M. Ali GÖKDEL
Güney Kıbrıs'ta son dönemlerde etkin konumda bulunan birçok
kişi, çeşitli itiraflarda bulundu. Bu itiraflarla verilen bilgiler Rum Yönetimi'nin Kıbrıs sorununun
nedeni olarak ortaya attığı argümanları tamamen çürütmekte ve Rum
Yönetimi'nin yaptığı saldırıların nedenini açıkça ortaya
koymaktadır.
Bu yazıda kısaca bunlara değinilecektir. Kıbrıs sorunu malumdur ki Rum liderliğinin Kıbrıs'ı
Yunanistan'a bağlamak (Enosis) için girişimde bulunması ve Türkleri
ortadan kaldırmak istemesinden kaynaklanmıştır. Rumların amaçladığı
hedef doğrultusunda saldırılar düzenlemesine Türklerin boyun eğmeyip
direnç göstermesi sorunu ortaya çıkarmıştır.
Gerçek bu iken, Rum liderliği amacını gizleyerek dünyaya
Türklerin ayrılıkçı olduğunu, bu nedenle isyan ederek olaylar
çıkarttığını iddia etmiştir.
Rum propagandası yıllarca bu yalan iddiayı tekrarlayıp
durmuştur.
Gerçi Patris gazetesi 21 Nisan 1966'da AKRİTAS planını
yayımlayarak Rum liderliğinin emeli doğrultusundaki belgeyi ortaya
koymuştu. Fakat Rum liderliği, ortaya çıkan belgeye rağmen yine
inkara yeltenerek yalanını sürdürmüş ve planın savunma planı
olduğunu iddia etmişti.
Şimdi aradan yıllar geçtikten ve konjonktür değiştikten sonra Rum
Yönetimi'nde etkin konumda olan kişiler bazı itiraflarda
bulunmuşlardır.
Bu itiraflardan birini de Rum Yönetimi'nde sözcülük görevinde
bulunmuş eski bakanlardan Mihalis Papapetru yapmıştır.
Mihalis Papapetru, Nisan 2005 tarihinde Güney Kıbrıs'ta yayın yapan
MEGA TV'ye yaptığı ve Politis gazetesinde de yayımlanan itirafında
şöyle demiştir.
“1963'ten önce devlet ve devlet dışı unsurlar, AKRİTAS planını
hayata geçirmek ve Türkleri katletmek için, ben de dahil olmak
üzere, öğrencilere silah eğitimi verdi.”
Papapetru'nun açıklaması göstermektedir ki 1960'ta Türk ve Rum
halkının ortaklığında kurulan
cumhuriyeti yıkmak ve Türkleri katletmek için Rum liderliği devletin
olanaklarını kullanarak plan hazırlamış ve gizlice Rum halkını bu
amaç doğrultusunda eğiterek hazırlık yapmıştır.
Kıbrıs Rum liderliği zaten Zürih-Londra anlaşması ile kabul edilen
ortak bir cumhuriyeti sindiremediğini ve bunun devam
ettirilemeyeceğinin sinyalini daha önceden vermişti. Rum yöneticiler
bu şamayı sadece Enosis'e bir sıçrama noktası olarak gördüklerini
dile getirmişlerdi.
Kurulan Cumhuriyetin başı Makarios, verdiği demeçlerle bu yönde
açıklamalarda bulunuyordu.
15 Ağustos 1962'de Cikko manastırında yaptığı konuşmada şöyle
diyordu: “EOKA kahramanlarının başlattığı işi bitirmek için Kıbrıs
Rumları yürümeye devam etmelidir. Mücadele yeni bir şekilde devam
ediyor ve hedefimize varıncaya kadar devam edecektir.”
4 Eylül 1962'de Panayia köyünde yaptığı konuşmada ise Makarios,
“Hellenizmin en büyük düşmanı olan Türk Milleti'nin bir parçası olan
bu küçük Türk toplumu adadan atılmadıkça EOKA kahramanlarının
görevleri sona ermiş olamaz” diyerek EOKA'nın başlattığı işi
bitirmek için mücadele edileceğini ortaya koyuyordu.
EOKA'nın başladığı işi bitirmek için hazırlıkların sonuna doğru
gelindiğinde ise 9 Nisan 1963'de yayımlanan London Times gazetesine
şöyle diyordu: “Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanması Tüm Kıbrıslı
Rumların kalbinde aziz tuttuğu bir arzudur. Bir cumhuriyet kurmakla
bu arzuya son vermek olanaksızdır.”
Cumhuriyetin başı Makarios, Mihalis Papapetru'nun dediği gibi
Türkleri öldürmek için AKRİTAS planını hazırlatıp planın uygulanması
için gerekli tüm hazırlıkları tamamladığı zaman Türklere 13 maddelik
Anayasa değişikliği önerisi sundu. Ardından da önerinin
reddedilmesini bahane ederek Türklere saldırmıştır.
Mihalis Papapetru, “1963'ten önce devlet ve devlet dışı unsurlar,
AKRİTAS planını hayata geçirmek ve Türkleri katletmek için, ben de
dahil olmak üzere, öğrencilere silah eğitimi verdi” diyerek ortaya
koyduğu gerçeği, Makarios'un doktorluğunu da yapan Rum liderlerinden
Vassos Lissarides de 26 Şubat 2006 tarihinde Simerini gazetesine
açıklamıştır. Lissarides açıklamasında, AKRİTAS Planı'ndan ilk
başlarda haberi olmadığını, ancak saldırı olayı öncesinde
Makarios'un bu konuda kendisine bilgi verdiğini belirtirken, böylece
“halk ordusunun başkanı” konumuna geldiğini ve Beşparmaklar'da
gönüllülerle gruplar oluşturarak, “hükümetin” himayesinde askeri
eğitim aldıklarını söyledi.
EOKA'nın temsilcisi olarak bulunduğu görüşmelerde Londra-Zürih
anlaşmasına karşı çıkan Lissarides'in Makarios'un teşviki ile
kurduğu silahlı “Solcu Vatanseverler Hareketi” aslında Rum
liderliğinin himayesinde Türkleri öldürmek için kurulmuş sivil
görünümlü silahlı örgütlerden biri idi.
Bu örgütlerden bir diğeri de Nikos Sampson'a aitti. Lissarides,
AKRİTAS planı konusunda aldığı bilgiden sonra Beşparmaklarda
Türklere karşı giriştiği saldırıya “Beşparmakları özgürleştirme
hareketi” demiştir.
Nikos Samson ise, isyanı bastırmak gerekçesi ve “Türkler denize”
sloganı altında silahlı güçleri ile Küçük Kaymaklı'ya saldırmıştı.
AKRİTAS Planı'nın Türklerin isyanı üzerine savunma planı olarak
hazırlandığını iddia eden Rum liderliğinin iddiası gibi Samson da
isyanı batırmak için saldırdığını söylüyordu.
Ancak ne gariptir ki Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulduğu andan beri plan
hazırlayan ve hazırlıklarını sürdürerek silahlanan Rum Yönetimi,
isyan çıkacağı iddiasını, etnik temizlik yapma şeklinde halletmek
için örgütlenmiştir. Rum liderliği, geçmişte Enosis için silahlı
mücadele verenin Rum liderliği olduğu gerçeğine rağmen ne gariptir
ki iddiasını Türklerin isyan edeceği şüphesine dayandırmıştır.
Rum liderliği kurduğu komplo nedeniyle EOKA'cılardan oluşan ve
Kıbrıs Cumhuriyeti'nde sorumlu konumundaki kişiler AKRİTAS diye bir
teşkilat kurarak plan yapmıştı. Teşkilat şöyle oluşmuştu.İçişleri
Bakanı Polikarpos Yorgacis Başkan, Çalışma Bakanı Tasos Papadopulos
Başkan Yardımcısı, milletvekili Nikos Koşis kurmay ve Meclis Başkanı
Glafkos Klerides Kurmay Dairesi Başkanı.
Komplo Türklerin isyan ettiği ve hükümetin tedbir aldığı üzerine
kurulmuştu. Sampson ve Lissarides'e Rum liderliğinin himayesi ile
kurdurulan silahlı güçler ise Türklerin isyanı nedeni ile sivillerin
çatışma çıkardığı yalanını sürdürmek için planlanmıştı.
Aslında ortada bir isyan hazırlığı yoktu. Bu sadece Rum liderliğinin
planladığı saldırı ve yapılacak etnik temizliğe gerekçe bulmak için
uydurulmuş bir iddia idi.
Zaten 21 Nisan 1966'da yayınlanan AKRİTAS Planı'nın bazı bölümleri
sakıncalı bulunarak yayımlanmamıştı. Bugün oldu hala bu bölümler
yayımlanmamıştır. Yayımlanmayan bölümlerde Türklerin katline hangi
grupların nasıl girişeceğinin yazılı olduğunu tahmin etmek zor
olmasa gerek.
|
|
GÜVENLİK
KUVVETLERİ DERGİSİ |
 |
|