A K T Ü E L

Mart 2006 Sayı 67

 

Neler Oluyor Hayatta   

Ruh sağlığınız için
Öylesine güçlü olun ki kimse huzurunuzu bozamasın. Dostlarınıza değerli oldukları duygusunu verin. Geçmişin hatalarını unutun ve onlardan yararlanın. Neşeli davranın ve herkese gülümseyin. Kuşkular karşısında çok düzeyli, öfke karşısında çok olgun, korkular karşısında çok güçlü, sorunlar karşısında çok mutlu olun ki, bu saydıklarımızla baş edebilin.

Christina Larson


Başarı için
Kendiniz olun. Olumlu nitelikler geliştirin. Sistemli olun adım adım ilerleyin. Adaletli olun. Başkalarına size davranılmasını istediğiniz gibi davranın. Kendinize güvenin. İnancınız öyle olsun ki kolay kolay sarsılmasın.

Everett W. Lord

 

Namus

Daha çocukluğumda bu masalı dinlemiştim

Su, rüzgar ve namus bir gün saklambaç oynamaya başladılar

Önce su saklanmış fakat çabuk bulunmuş derin vadiler arasındaSonra rüzgar saklanmış onu da bulmak kolay olmuş yüksek dağlar tepesinde

Sıra namusa gelmiş o da şöyle söylemiş

Dinleyin bir kere ben kaybolursam bulunamam hiç bir yerde

İşte o günden beri namus kaybolunca bulunmaz hiç bir yerde

Patöfi Şandor

 

İşaret dilini söze döken eldiven

  İşitme engellilerin kullandığı işaret dilini sese ve yazıya çeviren elektronik eldiven icat edildi.

    Washington'daki George Washington Üniversitesi'nden Jose Hernandez - Rebollar'ın geliştirdiği "AcceleGlove" adlı elektronik eldiven, kullanıcının koluna takılan ve el kol hareketlerini analiz eden bir bilgisayar. Küçük elektronik devreler, alıcılar ve ses cihazından oluşan bilgisayar, alıcıları yardımıyla hareketleri ekrana yazıyor ve sese dönüştürüyor.
     Hernandez - Rebollar, "Amerikan İşaret Dili'ni yazılı ve sözlü kelimelere, cümlelere çeviren eldiveni sağır ve dilsizlerin hayatını kolaylaştırmak için yaptım" diyor. Daha önce de böyle cihazların geliştirildiğini söyleyen Hernandez - Reboller, buluşunun farkını ise şu sözlerle anlatıyor: Karışık hareketleri de cümlelere dökebiliyor.

Sevgiyi veren kazanır
    Bilge kişiye, “Sevginin yalnızca sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arsında ne fark vardır?” diye sordular. Bilge, soruya değişik bir yöntemle karşılık verdi. Büyük bir sofra hazırladı ve sevgiyi dillerinden eksik etmemelerine karşın, onu günlük yaşamlarında hiç göstermeyen kişileri yemeğe çağırdı. Sofrada yerini alan herkese birer kase çorba ve sapları bir metre uzunluğunda özel kaşıklar getirildi. Ev sahibi konuklarına yemek sırasında bu kaşıkların ucundan tutulmak zorunda olduğunu hatırlattı. Konuklar, uçlarından tuttukları kaşıkları güçlükle kaselerine daldırıyor, fakat kaşıklarına doldurdukları çorbaları ağızlarına götüremiyorlardı. Ağızlarına bir kaşık çorba koyabilmeyi beceremeyen konuklar, yemekten kalktıklarında karınlarını doyuramamışlar, kaşıklarından dökülen çorbalar da sofranın kirlenmesine yol açmıştı.
   Bilge bir gün sonra ikinci bir yemek daveti verdi. Bu kez sevgiyi gerçekten bilen ve sevgiyle yaşayan kişileri çağırdı. Yüzleri aydınlık, gözleri gülümseyen bu kişiler gelip sofrada yerlerini aldılar. Onların da önlerine birer kase sıcak çorba ve sapları bir metre uzunluğundaki kaşıklar getirildi. Onlara da kaşıklarını ancak saplarının ucundan tutabilecekleri söylendi.
    Ev sahibi Bilgenin “Buyurun, afiyet olsun” sözünden sonra sofradaki herkes, önündeki kaşığı sapının ucundan tuttu ve karşısındaki kişinin kasesine daldırıp kaşığına aldığı çorbayı yine karşısındakine uzattı. Bu yöntem sayesinde herkes karnını doyurabildi. Konuklar yemeği bitirdiklerinde sofranın üstüne dökülmüş tek damla çorba yoktu. “Sevginin yalnızca sözünü edenlerle onu yaşayanlar arsındaki farkı” soranlara bu uygulamayla yanıt verdikten sonra Bilge bir de öğütte bulundu. “İşte” dedi, “Kim ki yaşam sofrasında yalnızca kendini görür ve kendini doyurmayı düşünürse, o kişi aç kalacağını bilmelidir. Ve kim ki başkalarını düşünür ve onları da doyurmaya çalışırsa kendi karnı da doyacaktır. Çünkü hayat denen bu pazarda, alan değil, veren kazançlıdır her zaman.”

Unutanlara bellek çipi

    Beynin içine yerleştirilecek çip, sinir hücrelerine takılacak ve ek bellek işlevi görecek. Sonuç, insanın hatırlama kapasitesi 'MegaByte' ile ölçülecek.

   University of Southern California profesörü Ted Berger sinir hücreleri arasındaki iletişimi 'dinleyecek' bir mikroskop üzerine çalışıyor. Amaç, hücrelerin dilini öğrenerek, bunu beynin bellek sistemini güçlendirecek bir çipin yapımında kullanmak. Bellek güçlendirici çiplerin birinci yararı Alheizmer hastalarına dokunacak. Diğer insanlar ise bellek çiplerini yeni bir dil öğrenmede kullanabilirler. Örneğin, kişi öğrenmekte olduğu bir yabancı dilin sözlüğünü bütünüyle beynine indirilebilir.

    Sinir hücrelerinin tepkilerini inceledikten sonra Dr. Berger, sinir hücrelerinin davranış şekillerini taklit eden bir bilgisayar programı geliştirdi. Bu yıl yapılan bir deneyde çip, laboratuvarda oluşturulan gerçeğinin aynısı bir fare beyni sinir sistemi düzeneğinde sınandı. Çip, düzenekteki sinir hücrelerini idare etmeyi başardı.

    Dr Berger, gelecek üç yıl içinde çipi gerçek canlı bir farenin içine yerleştirerek deneyecek. Sonra maymunlar, sonra da insanlar. Emekleme devresindeki araştırma şimdiden Ulusal Bilim Akademisi, Ulusal Sağlık Enstitüsü ve Pentagon'dan fazlasıyla bağış aldı. Bunlardan Pentagon, askerlerinin savaş performanslarının artırılması için projeye destek veriyor.


 

 GÜVENLİK KUVVETLERİ  DERGİSİ