G  Ü  N  C  E  L

Mart 2006 Sayı 67

 

Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük Ölümünün 22nci Yılında Anıldı

     Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, 22nci ölüm yıldönümü olan 15 Ocak'ta Anıttepe'deki kabri başında düzenlenen törenle anıldı.
     Anma töreni saat 10.15'te protokol sırasına göre anıta çelenklerin sunulmasıyla başladı. Dr. Küçük'ün ebediyete intikal ettiği 10:28'de saygı marşı ve sirenler eşliğinde saygı duruşu yapıldı, ardından İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi ve yarıya indirildi.
    Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Aydan Karahan, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu ile Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç'ın Anıt Özel Defteri'ni imzalamasıyla devam eden tören, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın konuşmasının ardından Müze'nin gezilmesiyle tamamlandı.
     Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının lideri Dr. Fazıl Küçük'ün ölümümün 22nci yıldönümünde; kabri başında, O'nun manevi huzurunda, O'na bağlılığını, O'nun gösterdiği yolda yürümeye devam edeceğini bir kez daha teyit ettiğini söyledi.
      Cumhurbaşkanı Talat, Dr. Küçük'ün anıldığı törendeki konuşmasında Kıbrıs sorunu konusuna da değindi ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerinde herhangi bir söz hakkı olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bunun meşru bir iddia olduğunu ve herkes tarafından çok iyi anlaşılması gerektiğini söyledi. Bu konunun, herhangi bir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açık ve net bir konu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Talat, “Kuzey Kıbrıs'la ilişki kurulacaksa, bizlerle ilişki kurulacaksa, ilişki bizlerle kurulacak, Güney Kıbrıs üzerinden değil. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, Kuzey Kıbrıs'la ilgili söz söyleme ve karar verme hakkı kesinlikle yoktur. Bunu bu tepeden, liderimiz Dr. Küçük'ün manevi huzurundan tüm dünyaya haykırmak istiyorum” dedi.


     Birleşmiş Milletlerin, Kuzey Kıbrıs'ı kalkındırmak için bir fon oluşturacaksa bunun muhatabının KKTC'nin meşru makamları olduğunu vurgulayın Talat, muhatabın Güney Kıbrıs olamayacağını, istişarenin onlarla değil, KKTC makamlarıyla yapılacağını söyledi. Talat, bu ve bunun gibi pek çok konuda, uluslararası toplumun, politikalarını, Kıbrıs Türk halkının temsilcileriyle birlikte, diyalog içinde yeniden değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
   “Herhangi birisine meydan okumuyorum. Herhangi bir kurumu karşıma alıp ona herhangi bir tehditte bulunmuyorum. Böyle bir niyetim asla yok. Yel değirmenleriyle dövüşme niyetim de yok. Ama Kıbrıs Türk halkının onurunu korumakta son derece kararlıyım.”
     Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bundan sonraki süreçte esneklik ile kararlılığı, uzlaşma ile ödünsüzlüğü birleştirerek hedefe varacaklarını söyleyerek, esnekliğin “kararsızlık” demek olmadığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Türk halkının, esneklik ile kararlılığı, uzlaşma ile ödünsüzlüğü birleştirme başarısını göstererek Dr. Küçük'ün gösterdiği yoldan, O'nun ışığıyla hep ileriye gideceklerini vurguladı.
      Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk halkının meşru ve yasal kurumu olduğunu vurguladığı KKTC'nin, kendisine bağlı bütün kurumlarıyla dünyayla bütünleşme sürecini yaşaması ve ileriye götürmesi gerektiğini bildirdi.
      Cumhurbaşkanı Talat, Güney Kıbrıs'tan gelen seslerin Kuzey Kıbrıs'taki hiçbir şeyin yasal ve meşru olmadığını iddia ettiğini anlatarak, KKTC'deki bütün kurum ve makamların Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki kurum ve makamlardan daha yasal ve meşru olduğunu söyledi.
    Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bağlı olduğunu söylediği anayasayı birçok noktada delik deşik ederken, KKTC'nin bağlı olduğu anayasayı tamamen uyguladığını anlatan Cumhurbaşkanı Talat, “O yüzden yasallık tartışmasında Güney Kıbrıs'ın bizimle boy ölçüşmesi söz konusu değildir. Meşruiyet konusunda da KKTC daha sağlam bir zemindedir” dedi.
     Cumhurbaşkanı Talat, KKTC'deki kurumlar ve makamların Kıbrıs Türk halkı tarafından seçilen ve kurulan makamlar olduğunu; buna bağlı olarak da sadece Kıbrıs Türk halkını temsil ettiğini söyledi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin kurumları ve makamlarının ise Kıbrıs Rum halkı tarafından seçilmesine karşın, onların, bütün Kıbrıs'ı yönettiğini iddia ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Talat, bu nedenle Rum Yönetimi'nin meşruiyet konusunda da sınıfta kaldığını belirtti.
     Cumhurbaşkanı Talat, Dr. Küçük'ün gösterdiği yolun, Kıbrıs Türk halkının toplumsal bilincini geliştirmesi, varoluşu, kendi yönetimini oluşturması ve bir ülkede bağımsız bir toplum olarak dünyayla bütünleşmesi olduğuna dikkat çekti. Dr. Küçük'ün bu yol göstericiliğinin daha sömürge yıllarında, Kıbrıs Türk halkının bir devlet çatısı altında bir araya gelmesinden önce toplum bilincinin oluşması sürecinde görüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Talat, O'nun, Kıbrıs Türkü'nün Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs Türk toplumu olarak bir araya gelmesinde, birliğini ve bütünlüğünü sağlamasında öncü bir rol oynadığını söyledi.
     Cumhurbaşkanı Talat, tanımlanmış düşmanlar, tanımlanmış mücadele odaklarının daha az belirgin olduğu o yılların, bu nedenle zor yıllar olduğuna ifade ederek, “Toplumu bir araya getirmek, onları bilinçlendirmek ve o bilinçle mücadeleye yöneltmek kolay bir iş değildi” dedi. Talat, Dr. Küçük'ün işte o kolay olmayan işi başardığını, onun için toplum lideri olduğunu ifade ederek, O'nun arkasından gelenlerin mücadeleyi sürdürdüğünü kaydetti.
Bunları başaran Dr. Küçük'ün, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşuna Kıbrıs Türk halkının lideri olarak imzayı attığını anımsatan Cumhurbaşkanı Talat, Dr. Küçük'ün daha sonraları Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki eşitliğini sağlama uğraşının öncülüğünü de yaptığını belirtti.
    “Dr. Küçük, Cumhurbaşkanı Muavini olarak, 1963'te Rum saldırılarıyla Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yıkılışına kadar, Kıbrıs Türk halkını direngen bir şekilde cumhuriyetin mekanizmalarında tuttu” diyen Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, Kıbrıs Türk halkını devletin kurumlarından dışlamasıyla birlikte varoluş mücadelesinin ve yıllarının hep birlikte yaşandığını kaydetti.
    Dünyadaki bugün yaşanan değişimin, pek çok şeyin tanımını bile değiştirdiğini, bu değişimin birçok siyasi durumun yeniden tanımlanmasını gündeme getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Talat, “Kıbrıs Türk halkı bu değişimi yakalamak, bu değişime uygun politikalarla ileriye gitmek, dünyayla bütünleşmek göreviyle karşı karşıyadır. Artık, Kıbrıs Türk halkı siyasetin nesnesi değil, öznesi olmak durumundadır. Siyaseti belirlemek, siyaseti yürütmekle görevlidir. KKTC yöneticileri bu bilinçle hareket etmek durumundadır. KKTC'nin tüm kurumlarını değiştirerek çağdaş dünyayla bütünleştirme göreviyle yükümlüdür” diye konuştu.
    

     Özel deftere yazılanlar
     Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Anıttepe Özel Defteri'ne şunları yazdı:
   “Aziz Lider Dr. Küçük; Ölüm yıldönümünde bir kez daha huzurundayız. Yaşamın boyunca önderlik ettiğin, Kıbrıs Türk halkının daha bir güçlendiği, dünyayla daha sağlıklı diyaloğa girdiği günler yaşıyoruz. Kıbrıs Türkü'nün dünyalı bir toplum olarak varlığının pekişmesi ve dahası dünya tarafından anlaşılması, senin verdiğin mücadelenin değerini artırıyor.
    Zor günlerden geçtik. O zor ve karanlık günlerde azimle, kararlılıkla, gerektiğinde esneklikle yürütülen mücadelenin bugün geldiği aşama yeni politikaları zorunlu kılıyor. Bu anlayışla çalışırken siyasal eşitliğimizin, iki bölgeli bir yapının sağlanacağı bütünlüklü çözüm temel hedefimiz olmaya devam ediyor.
     Aydınlattığın yolda ilerleyerek başarıya ulaşacağımızdan eminim. Huzurunda saygıyla eğiliyoruz.”
Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Aydan Karahan ise özel deftere duygularını şöyle aktardı:
“Dr. Küçük; ebediyete intikalinin 22nci yıldönümünde Kıbrıs Türkü'nün yıllardır özveriyle sürdürdüğü haklı ve çetin mücadeledeki dirayetli önderliğinizi minnet ve şükranla anıyoruz.
    Geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle birlikte, sizin yaktığınız meşaleyi taşıyor, geleceğe duyduğumuz güven ve inançla aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz.”
   

    Korgeneral Memişoğlu
    Kıbrıs Türk Barış Kuvvetler Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu özel deftere şunları yazdı:
“Aziz lider Dr. Küçük; Kalbimizde, kahraman Kıbrıs Türkü'nün şanlı varoluş mücadelesinin temeli ve ruhunu temsil eden eşsiz önderliğinizin kıymetli hatırasıyla huzurunuzdayız.
   Özünü, büyük Türk milletinin halis karakterinden, temelini yüce önder Atatürk'ün ilke ve inkılâplarından alan şaşmaz bakış açınızla yön verdiğiniz mücadele Kıbrıs Türkünü hakkı olan özgürlük ve barışa ulaştırarak hedefine ulaşmıştır. Türk milleti ve kahraman Kıbrıs Türk halkı, varoluş mücadelesine yaptığınız değerli katkıları ve bu uğurda göstermiş olduğunuz emsalsiz fedakârlıkları asla unutmayacak, onları bir gurur timsali ve milli bir tecrübe kaynağı olarak sonsuza dek kalbinde yaşatacaktır.
   KTBK vermiş olduğunuz mücadele ve fikirlerinizin idraki içinde olacaktır. Yüksek şahsiyetinizi minnetle anıyor. Manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.”
    

     Tümgeneral Özkılıç
     Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç'ın özel deftere yazdıkları şöyle:
    “Aziz liderimiz Dr. Fazıl Küçük; Kıbrıs Türk halkının zulüm ve haksızlığa karşı direnişi ve insanca yaşama hakkı mücadelesi, eşsiz önderliğiniz ve kıymetli fikirleriniz ışığında başarıya ulaşmış ve Kıbrıs Türk halkı huzur ve güven içinde yaşadığı bir vatana sahip olmuştur.
    Artık bu milletin başı diktir ve ayakları yere basmaktadır. Haklı ve onurlu mücadele sonunda kurulan KKTC'yi savunmakla görevli Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'na komuta etmek benim için bir şeref ve en kutsal vazifedir.
    Bizlere emanet edilen bu kutsal toprakların her zaman yılmaz bekçileri olacağız. Manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.”

Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük doğumunun 100üncü yılında anıldı

      Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri merhum Dr. Fazıl Küçük, doğumunun 100üncü yıldönümünde düzenlenen tören ve etkinliklerle anıldı.
      Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük'ün doğumunun 100'üncü yıldönümü nedeniyle ilk tören Anıttepe'de düzenlendi.
     Protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti.
Tören, Anıt Özel Defterinin imzalanmasıyla sona erdi.
    Tören sırasında, “motorlu yelken kanatla” Anıttepe üzerinde alçak uçuş yapılarak, Anıt üzerine gökyüzünden çiçekler bırakıldı.
     Etkinlikler çerçevesinde, ayrıca Lefkoşa'daki Atatürk Kültür Merkezi'nde “Dr. Fazıl Küçük'ün Doğumunun 100üncü Yıldönümü” adlı bir anma töreni düzenlendi. Törende orta dereceli okullararası şiir ve kompozisyon yazma yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri dağıtıldı.

     Ödül alan öğrencilerin isimleri şöyle:
    Şiir Yazma Yarışması'nda; birinci Lefke Gazi Lisesi'nden Nejla Gençler, ikinci Polat Paşa Lisesi'nden Bahaddin Ünveren, üçüncü Çanakkale Ortaokulu'ndan Ayşe Hacılar;
     Kompozisyon Yazma Yarışması'nda ise; birinci Lefke Gazi Lisesi'nden Nejla Gençler, ikinci Doğu Akdeniz Koleji'nden Emel Yorgancı, üçüncü Güzelyurt Kurtuluş Lisesi'nden Ferdiye Özşahin oldu.
     Dr. Fazıl Küçük Vakfı ile Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı'nın birlikte organize ettiği tören saat 10:30'da Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
     Tören konuşmalarla başladı. Sırasıyla İçişleri Bakanlığı Bakanlık Müdürü İlhak Nurluöz, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak ile Dr. Fazıl Küçük'ün oğlu Mehmet Küçük'ün birer konuşma yaptığı törende, daha sonra Dr. Küçük'ün yaşamından kesitler oluşan sinevizyon gösterisi sunuldu.
    
Dr. Küçük için bestelenen şarkı ile Küçük'ün sevdiği türkülerin seslendirildiği tören ödüle layık görülen şiirlerin okunmasıyla sona erdi.
    Etkinlikler çerçevesinde ayrıca Lefkoşa'dan Dr. Fazıl Küçük'ün kabrinin bulunduğu Anıttepe'ye meşaleli yürüyüş gerçekleştirildi.
     Dr. Fazıl Küçük Vakfı, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın birlikte organize ettiği yürüyüş, saat 18:00'de Lefkoşa Otobüs Terminali'nden başladı. Yürüyüşe katılan ekipler 19:30'da Anıttepe'ye vardılar ve burada bir tören gerçekleştirdiler. Dr. Küçük'ün manevi huzurunda saygı duruşu yapılan törende kabre çelenkler konuldu, Dr. Küçük'ü anlatan konuşmalar yapıldı ve Gençlerin Dr. Fazıl Küçük'e andı okundu.

 GÜVENLİK KUVVETLERİ  DERGİSİ