|
Özgürlük Mücadelesi
Lideri Dr. Fazıl Küçük Ölümünün 22nci Yılında Anıldı
Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük,
22nci ölüm yıldönümü olan 15 Ocak'ta Anıttepe'deki kabri başında
düzenlenen törenle anıldı.
Anma töreni saat 10.15'te protokol sırasına göre anıta çelenklerin
sunulmasıyla başladı. Dr. Küçük'ün ebediyete intikal ettiği 10:28'de
saygı marşı ve sirenler eşliğinde saygı duruşu yapıldı, ardından
İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi ve yarıya
indirildi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye'nin Lefkoşa
Büyükelçisi Aydan Karahan, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı
Korgeneral Hasan Memişoğlu ile Güvenlik Kuvvetleri Komutanı
Tümgeneral Tevfik Özkılıç'ın Anıt Özel Defteri'ni imzalamasıyla
devam eden tören, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın konuşmasının
ardından Müze'nin gezilmesiyle tamamlandı.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat törende yaptığı
konuşmada, Kıbrıs Türk halkının lideri Dr. Fazıl Küçük'ün ölümümün
22nci yıldönümünde; kabri başında, O'nun manevi huzurunda, O'na
bağlılığını, O'nun gösterdiği yolda yürümeye devam edeceğini bir kez
daha teyit ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, Dr. Küçük'ün anıldığı
törendeki konuşmasında Kıbrıs sorunu konusuna da değindi ve Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerinde
herhangi bir söz hakkı olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Mehmet
Ali Talat, bunun meşru bir iddia olduğunu ve herkes tarafından çok
iyi anlaşılması gerektiğini söyledi. Bu konunun, herhangi bir
kuşkuya yer bırakmayacak kadar açık ve net bir konu olduğunu ifade
eden Cumhurbaşkanı Talat, “Kuzey Kıbrıs'la ilişki kurulacaksa,
bizlerle ilişki kurulacaksa, ilişki bizlerle kurulacak, Güney Kıbrıs
üzerinden değil. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, Kuzey Kıbrıs'la
ilgili söz söyleme ve karar verme hakkı kesinlikle yoktur. Bunu bu
tepeden, liderimiz Dr. Küçük'ün manevi huzurundan tüm dünyaya
haykırmak istiyorum” dedi.

Birleşmiş Milletlerin, Kuzey Kıbrıs'ı kalkındırmak için
bir fon oluşturacaksa bunun muhatabının KKTC'nin meşru makamları
olduğunu vurgulayın Talat, muhatabın Güney Kıbrıs olamayacağını,
istişarenin onlarla değil, KKTC makamlarıyla yapılacağını söyledi.
Talat, bu ve bunun gibi pek çok konuda, uluslararası toplumun,
politikalarını, Kıbrıs Türk halkının temsilcileriyle birlikte,
diyalog içinde yeniden değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak
şöyle konuştu:
“Herhangi birisine meydan okumuyorum. Herhangi bir kurumu karşıma
alıp ona herhangi bir tehditte bulunmuyorum. Böyle bir niyetim asla
yok. Yel değirmenleriyle dövüşme niyetim de yok. Ama Kıbrıs Türk
halkının onurunu korumakta son derece kararlıyım.”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bundan sonraki süreçte
esneklik ile kararlılığı, uzlaşma ile ödünsüzlüğü birleştirerek
hedefe varacaklarını söyleyerek, esnekliğin “kararsızlık” demek
olmadığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Türk halkının,
esneklik ile kararlılığı, uzlaşma ile ödünsüzlüğü birleştirme
başarısını göstererek Dr. Küçük'ün gösterdiği yoldan, O'nun ışığıyla
hep ileriye gideceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk
halkının meşru ve yasal kurumu olduğunu vurguladığı KKTC'nin,
kendisine bağlı bütün kurumlarıyla dünyayla bütünleşme sürecini
yaşaması ve ileriye götürmesi gerektiğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Talat, Güney Kıbrıs'tan gelen
seslerin Kuzey Kıbrıs'taki hiçbir şeyin yasal ve meşru olmadığını
iddia ettiğini anlatarak, KKTC'deki bütün kurum ve makamların Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki kurum ve makamlardan daha yasal ve meşru
olduğunu söyledi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bağlı olduğunu söylediği anayasayı
birçok noktada delik deşik ederken, KKTC'nin bağlı olduğu anayasayı
tamamen uyguladığını anlatan Cumhurbaşkanı Talat, “O yüzden yasallık
tartışmasında Güney Kıbrıs'ın bizimle boy ölçüşmesi söz konusu
değildir. Meşruiyet konusunda da KKTC daha sağlam bir zemindedir”
dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, KKTC'deki kurumlar ve makamların
Kıbrıs Türk halkı tarafından seçilen ve kurulan makamlar olduğunu;
buna bağlı olarak da sadece Kıbrıs Türk halkını temsil ettiğini
söyledi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin kurumları ve makamlarının ise
Kıbrıs Rum halkı tarafından seçilmesine karşın, onların, bütün
Kıbrıs'ı yönettiğini iddia ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Talat,
bu nedenle Rum Yönetimi'nin meşruiyet konusunda da sınıfta kaldığını
belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat, Dr. Küçük'ün gösterdiği yolun,
Kıbrıs Türk halkının toplumsal bilincini geliştirmesi, varoluşu,
kendi yönetimini oluşturması ve bir ülkede bağımsız bir toplum
olarak dünyayla bütünleşmesi olduğuna dikkat çekti. Dr. Küçük'ün bu
yol göstericiliğinin daha sömürge yıllarında, Kıbrıs Türk halkının
bir devlet çatısı altında bir araya gelmesinden önce toplum
bilincinin oluşması sürecinde görüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı
Talat, O'nun, Kıbrıs Türkü'nün Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs Türk
toplumu olarak bir araya gelmesinde, birliğini ve bütünlüğünü
sağlamasında öncü bir rol oynadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, tanımlanmış düşmanlar, tanımlanmış
mücadele odaklarının daha az belirgin olduğu o yılların, bu nedenle
zor yıllar olduğuna ifade ederek, “Toplumu bir araya getirmek,
onları bilinçlendirmek ve o bilinçle mücadeleye yöneltmek kolay bir
iş değildi” dedi. Talat, Dr. Küçük'ün işte o kolay olmayan işi
başardığını, onun için toplum lideri olduğunu ifade ederek, O'nun
arkasından gelenlerin mücadeleyi sürdürdüğünü kaydetti.
Bunları başaran Dr. Küçük'ün, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşuna
Kıbrıs Türk halkının lideri olarak imzayı attığını anımsatan
Cumhurbaşkanı Talat, Dr. Küçük'ün daha sonraları Kıbrıs Türk
halkının Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki eşitliğini sağlama uğraşının
öncülüğünü de yaptığını belirtti.
“Dr. Küçük, Cumhurbaşkanı Muavini olarak, 1963'te Rum
saldırılarıyla Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yıkılışına kadar, Kıbrıs Türk
halkını direngen bir şekilde cumhuriyetin mekanizmalarında tuttu”
diyen Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, Kıbrıs Türk
halkını devletin kurumlarından dışlamasıyla birlikte varoluş
mücadelesinin ve yıllarının hep birlikte yaşandığını kaydetti.
Dünyadaki bugün yaşanan değişimin, pek çok şeyin tanımını
bile değiştirdiğini, bu değişimin birçok siyasi durumun yeniden
tanımlanmasını gündeme getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Talat,
“Kıbrıs Türk halkı bu değişimi yakalamak, bu değişime uygun
politikalarla ileriye gitmek, dünyayla bütünleşmek göreviyle karşı
karşıyadır. Artık, Kıbrıs Türk halkı siyasetin nesnesi değil, öznesi
olmak durumundadır. Siyaseti belirlemek, siyaseti yürütmekle
görevlidir. KKTC yöneticileri bu bilinçle hareket etmek
durumundadır. KKTC'nin tüm kurumlarını değiştirerek çağdaş dünyayla
bütünleştirme göreviyle yükümlüdür” diye konuştu.
Özel deftere yazılanlar
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Anıttepe Özel
Defteri'ne şunları yazdı:
“Aziz Lider Dr. Küçük; Ölüm yıldönümünde bir kez daha huzurundayız.
Yaşamın boyunca önderlik ettiğin, Kıbrıs Türk halkının daha bir
güçlendiği, dünyayla daha sağlıklı diyaloğa girdiği günler
yaşıyoruz. Kıbrıs Türkü'nün dünyalı bir toplum olarak varlığının
pekişmesi ve dahası dünya tarafından anlaşılması, senin verdiğin
mücadelenin değerini artırıyor.
Zor günlerden geçtik. O zor ve karanlık günlerde azimle,
kararlılıkla, gerektiğinde esneklikle yürütülen mücadelenin bugün
geldiği aşama yeni politikaları zorunlu kılıyor. Bu anlayışla
çalışırken siyasal eşitliğimizin, iki bölgeli bir yapının
sağlanacağı bütünlüklü çözüm temel hedefimiz olmaya devam ediyor.
Aydınlattığın yolda ilerleyerek başarıya
ulaşacağımızdan eminim. Huzurunda saygıyla eğiliyoruz.”
Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Aydan Karahan ise özel deftere
duygularını şöyle aktardı:
“Dr. Küçük; ebediyete intikalinin 22nci yıldönümünde Kıbrıs
Türkü'nün yıllardır özveriyle sürdürdüğü haklı ve çetin mücadeledeki
dirayetli önderliğinizi minnet ve şükranla anıyoruz.
Geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle
birlikte, sizin yaktığınız meşaleyi taşıyor, geleceğe duyduğumuz
güven ve inançla aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Korgeneral Memişoğlu
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetler Komutanı Korgeneral Hasan
Memişoğlu özel deftere şunları yazdı:
“Aziz lider Dr. Küçük; Kalbimizde, kahraman Kıbrıs Türkü'nün şanlı
varoluş mücadelesinin temeli ve ruhunu temsil eden eşsiz
önderliğinizin kıymetli hatırasıyla huzurunuzdayız.
Özünü, büyük Türk milletinin halis karakterinden, temelini yüce
önder Atatürk'ün ilke ve inkılâplarından alan şaşmaz bakış açınızla
yön verdiğiniz mücadele Kıbrıs Türkünü hakkı olan özgürlük ve barışa
ulaştırarak hedefine ulaşmıştır. Türk milleti ve kahraman Kıbrıs
Türk halkı, varoluş mücadelesine yaptığınız değerli katkıları ve bu
uğurda göstermiş olduğunuz emsalsiz fedakârlıkları asla unutmayacak,
onları bir gurur timsali ve milli bir tecrübe kaynağı olarak sonsuza
dek kalbinde yaşatacaktır.
KTBK vermiş olduğunuz mücadele ve fikirlerinizin idraki içinde
olacaktır. Yüksek şahsiyetinizi minnetle anıyor. Manevi huzurunuzda
saygıyla eğiliyoruz.”
Tümgeneral Özkılıç
Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç'ın özel deftere yazdıkları şöyle:
“Aziz liderimiz Dr. Fazıl Küçük; Kıbrıs Türk halkının zulüm ve
haksızlığa karşı direnişi ve insanca yaşama hakkı mücadelesi, eşsiz
önderliğiniz ve kıymetli fikirleriniz ışığında başarıya ulaşmış ve
Kıbrıs Türk halkı huzur ve güven içinde yaşadığı bir vatana sahip
olmuştur.
Artık bu milletin başı diktir ve ayakları yere basmaktadır.
Haklı ve onurlu mücadele sonunda kurulan KKTC'yi savunmakla görevli
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'na komuta etmek benim için bir şeref
ve en kutsal vazifedir.
Bizlere emanet edilen bu kutsal toprakların her zaman yılmaz
bekçileri olacağız. Manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.”

Özgürlük Mücadelesi
Lideri Dr. Fazıl Küçük doğumunun 100üncü
yılında anıldı
Kıbrıs Türk
Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri merhum Dr. Fazıl Küçük,
doğumunun 100üncü yıldönümünde düzenlenen tören ve etkinliklerle
anıldı.
Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi lideri
Dr. Fazıl Küçük'ün doğumunun 100'üncü yıldönümü nedeniyle ilk tören
Anıttepe'de düzenlendi.
Protokol sırasına göre çelenklerin anıta
sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı
eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti.
Tören, Anıt Özel Defterinin imzalanmasıyla sona
erdi.
Tören sırasında, “motorlu yelken kanatla” Anıttepe üzerinde
alçak uçuş yapılarak, Anıt üzerine gökyüzünden çiçekler bırakıldı.
Etkinlikler çerçevesinde, ayrıca Lefkoşa'daki Atatürk
Kültür Merkezi'nde “Dr. Fazıl Küçük'ün Doğumunun 100üncü Yıldönümü”
adlı bir anma töreni düzenlendi. Törende orta dereceli okullararası
şiir ve kompozisyon yazma yarışmalarında dereceye giren öğrencilere
ödülleri dağıtıldı.

Ödül alan öğrencilerin isimleri şöyle:
Şiir Yazma Yarışması'nda; birinci Lefke Gazi Lisesi'nden
Nejla Gençler, ikinci Polat Paşa Lisesi'nden Bahaddin Ünveren,
üçüncü Çanakkale Ortaokulu'ndan Ayşe Hacılar;
Kompozisyon Yazma Yarışması'nda ise; birinci Lefke Gazi
Lisesi'nden Nejla Gençler, ikinci Doğu Akdeniz Koleji'nden Emel
Yorgancı, üçüncü Güzelyurt Kurtuluş Lisesi'nden Ferdiye Özşahin
oldu.
Dr. Fazıl Küçük Vakfı ile Milli Eğitim ve Kültür
Bakanlığı'nın birlikte organize ettiği tören saat 10:30'da Atatürk
Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Tören konuşmalarla başladı. Sırasıyla İçişleri
Bakanlığı Bakanlık Müdürü İlhak Nurluöz, Milli Eğitim ve Kültür
Bakanı Canan Öztoprak ile Dr. Fazıl Küçük'ün oğlu Mehmet Küçük'ün
birer konuşma yaptığı törende, daha sonra Dr. Küçük'ün yaşamından
kesitler oluşan sinevizyon gösterisi sunuldu.
Dr.
Küçük için bestelenen şarkı ile Küçük'ün sevdiği türkülerin
seslendirildiği tören ödüle layık görülen şiirlerin okunmasıyla sona
erdi.
Etkinlikler çerçevesinde ayrıca Lefkoşa'dan Dr. Fazıl
Küçük'ün kabrinin bulunduğu Anıttepe'ye meşaleli yürüyüş
gerçekleştirildi.
Dr. Fazıl Küçük Vakfı, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı
ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın birlikte organize ettiği yürüyüş,
saat 18:00'de Lefkoşa Otobüs Terminali'nden başladı. Yürüyüşe
katılan ekipler 19:30'da Anıttepe'ye vardılar ve burada bir tören
gerçekleştirdiler. Dr. Küçük'ün manevi huzurunda saygı duruşu
yapılan törende kabre çelenkler konuldu, Dr. Küçük'ü anlatan
konuşmalar yapıldı ve Gençlerin Dr. Fazıl Küçük'e andı okundu.
|
|
GÜVENLİK
KUVVETLERİ DERGİSİ |
 |
|