|
Erenköy Direnişi
ve Şehitleri anıldı
Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesinin mihenk
taşlarından Erenköy direnişi ve direnişte şehit düşenler 41'inci
yıldönümünde Erenköy'de düzenlenen törenle anıldı.
Erenköy Şehitliği'nde düzenlenen Erenköy Direnişi ve Erenköy
şehitlerini anma töreni saat 10.00'da başladı.
Törene Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, eşi Oya Talat, 1'inci
Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma
Ekenoğlu, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Dışişleri Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Serdar Denktaş, TC Lefkoşa Büyükelçiliği Maslahatgüzarı
Mehmet Poroy, Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu,
28'inci Tümen Komutanı Tümgeneral Aydemir Cülcüoğlu, Güvenlik
Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç, 14'üncü Zırhlı Tugay
Komutanı Tuğgeneral Yaşar Bal, Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel,
bazı bakanlar, milletvekilleri, yetkililer, şehit yakınları,
gaziler, ilgili sivil toplum örgüt temsilcileri ve halk katıldı.
Erenköy Direnişi törenlerine, şehit yakınları ve sivil halk kara
yolundan gitti. Lefkoşa, Gazimağusa ve Girne'den kalkan minibüslerle
yaklaşık 450 kişi BM eskortluğunda bölgeye ulaştırıldı.

Tören
Protokol sırasına göre çelenk konmasıyla başlayan törende saygı
duruşunda bulunulup, saygı atışı yapıldı. İstiklâl Marşı eşliğinde
bayrakların göndere çekilmesinin ardından özel defter imzalandı.
Törende, sırasıyla Erenköy Mücahitleri Cemiyeti Başkanı Kutlay Keço,
Erenköy Bölük Komutanı Piyade Üsteğmen Kazım Eskidemir ve
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat konuşma yaptı.
Anma töreninin ardından Cumhurbaşkanı Talat ve diğer konuklar
Erenköy Müzesi'ni ziyaret ederek bilgi aldı ve müze defterini
imzaladı.
Cumhurbaşkanı Talat
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, konuşmasında Erenköy şehitlerinin,
Kıbrıs Türkü'nün toplumsal varoluş mücadelesinde toprağa düşen,
yurtseverlik misali olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, “Erenköy şehitlerinin kâbirleri başında, Kıbrıs
tarihinin en karanlık döneminin karşılığı, aynı zamanda halk için
canları pahasına katkılarıyla kurguladıkları özgürlüğü müzün
sarsılmaz bekçiliğini yaptığımız sözünü burada yinelemek ve tüm
Kıbrıslı Türkler'in kararlılığını vurgulamak isterim” dedi.
Kıbrıs'ın her tarafında, hatta başka yerlere göç eden Kıbrıslı
Türkler'in dâhi özgür vatan ve özgür irade bilinciyle yaşadığına
işaret eden Cumhurbaşkanı Talat, bu mücadeleye katılan herkesin,
sıkı bir kardeşlik ve dayanışma örnekleri verilen Erenköy'deki bir
avuç halk ve üniversite öğrencisiyle kader birliği yaptığını
kaydetti.
Rum işgali altındaki Kıbrıs Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'nun, Ağustos
1964 başında faşist general Grivas'ın yönlendirmesiyle Erenköy'e
karşı temizleme operasyonu kararı aldığına dikkat çeken
Cumhurbaşkanı Talat, amacın silah sevkıyatı yapılan direniş
noktasını ve olası Türk çıkarmasının önünün kesilmesi olduğunu
söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, halk ile okullu mücahidin yardımına, Kıbrıs
Türkü'nün tarihsel kopmaz bağlarla bağlı olduğu ve her dar zamanında
yardımını esirgemeyen Türkiye'nin koştuğunu ve bölgede sıkışan halkı
kurtardığını belirtti. Cumhurbaşkanı Talat, hava akını sırasında
uçağı düşen Türk Hava Kuvvetleri pilotu Cengiz Topel'in de kazada
yaralandığını ve doktor raporlarında da tespit edildiği gibi,
işkenceyle öldürüldüğüne dikkat çekti.
Rum ordusunun ciddi bir yenilgi yaşadığı Erenköy savaşının, Rum
saldırılarına karşı başlatılan direnişin simgesi haline geldiğini
vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat, Rumlar'ın Kıbrıs Türkü'ne karşı
ekonomik abluka uygulayarak yıldırmaya çalıştığını ancak bunun da
Türkiye sayesinde başarılı olmadığını söyledi.
“Kıbrıs sorunu 1963’te başlamadı”
Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs sorununun 1963'de başlamadığını, ondan
öncesi de bulunduğunu ancak 1963'de işgal edilerek ele geçirilen
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bu yapısının hala devam ettiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat, “Kıbrıslı Türkleri dışlayan, azınlık gören,
hatta tarih boyunca yok etmek için saldırılar örgütleyip,
gerçekleştiren Rum Yönetimi'nin gaspı sürüyor” dedi.
Rum Yönetimi'ni, BM Genel Sekreteri'nin taleplerine olumlu yanıt
vererek, çözüm yolunu açmaya davet eden Cumhurbaşkanı Talat, şöyle
devam etti:
“Her şeye rağmen bundan böyle barışçı, mutlu bir gelecek arzusunu
kanıtlamış bir toplumun lideri olarak Rum liderliğine çağrımı
yineliyorum: Geçmiş acılardan aldığımız derslerle, gelin, hep
beraber geleceği barış içinde planlayalım. Politik ihtiras ve inatla
kararlar üretelim ve temsil ettiğimiz kitlelerin yok olmasını değil,
dünya üzerinde dâim olmasını sağlama bağlayalım. Adamız üzerinde
yaşayan herkese yetecek kadar büyük ve güzel bir adadır. Onu yeni
acılara yol açacak acılardan koruyalım ve hayatlarını bu uğurda
kaybedenlere duyduğumuz saygıyla onların evlatlarına güzel günler
yaratalım”
Kıbrıs Türkü'nün dünyaca tescil edilmiş haklarını korumanın boynunun
borcu olduğuna dikkat çekerek, kimsenin bundan kuşku duymamasını
isteyen Cumhurbaşkanı Talat, Türk tarafının görüşünü almadan Rum
tarafının dayatmalarıyla karar alan AB yetkililerinin de
egemenliğini kuzeye yaymayı hedefleyen Rum liderliğini anlaşma
yolundan uzak tuttuğunu ve çözümsüzlük çabalarını cesaretlendirmekle
suçladı.
Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs sorununun iki eşit tarafın ortaklığının
kurulmasıyla ve mutlaka BM çatısı altında bitirileceğine dikkat
çekerek, Kıbrıs Türkü'nün barış çabalarına devam edeceğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat, “Şehitlerin bize miras bıraktığı özgürlük
mücadelesine kararlılıkla devam ediyoruz. Mutlaka başaracağız,
adamız, mutlaka savaşın değil, barışın ve hoşgörünün egemen olacağı
bir ada olacak” dedi.
Bölük Komutanı
Erenköy Bölük Komutanı Piyade Üsteğmen Kazım Eskidemir de
konuşmasında Erenköy Direnişi hakkında bilgi verdi.
41 yıl önce bağımsızlık uğruna bir avuç mücahidin çarpışıp, ölüme
koştuğunu vurgulayan Üsteğmen Eskidemir, Kıbrıs'ı Yunanistan'a
bağlama hedefiyle terör hareketi başlatan Rum terör örgütü EOKA'nın,
stratejik önemi büyük Erenköy'e defalarca saldırıp, başarısız
olduğunu belirtti.
Üsteğmen Eskidemir, 17 bin kişilik ordunun, 6 Ağutos'da taaruza
kalktığını ancak mücahidin direnişi sayesinde bir adım dahi
ilerleyemediğini kaydetti. Üsteğmen Eskidemir, “Erenköy Direnişi,
eşine az rastlanan bir özgürlük ve kahramanlık destanıdır” dedi.
Erenköy Mücahitler Cemiyeti Başkanı
Erenköy Mücahitleri Cemiyeti Başkanı Kutlay Keço da konuşmasında 600
mücahidin 10 bin tam teçhizatlı askere karşı mücadele verdiği
Erenköy Direnişi'yle KKTC'nin temelinin atıldığını ve adanın
Yunanistan'a bağlanmasının engellendiğini söyledi.
Erenköy'de yokluklar ve imkansızlıklar içinde direndiklerini
vurgulayan Keço, kurulan cumhuri yetin halkın oylarıyla siyasilere
emanet edildiğine işaret ederek, “Size emanet ettiğimiz bu
cumhuriyeti aynen çocuklarımıza vermenizi istiyoruz” dedi.
Keço, BM ile AB'nin verdiği sözleri tutmadığını belirterek, AB
üyeliğiyle ilgili demeçlerin de akıl karıştırmaktan öteye
geçmediğini belirtti.
Özel Deftere yazılanlar
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, şehitlik özel defterine şunları
yazdı:
“Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde çok büyük yeri olan
Erenköy Direnişi'nin bu yıldönümünde yine huzurundayız. Kıbrıs
Türkü'nün, Kıbrıs topraklarında tutunabilmesi için ortaya koyduğunuz
büyük direnç ve özveri asla unutulamaz. Sizin mücadeleniz, Kıbrıs
Türk halkının varlığını, tüm dünyaya kanıtlamış tarihi bir olaydır.
Sizin şehadetiniz bugünün ve gelecek nesillerin sosyal, kültürel ve
siyasal haklarını sağlamak olan en güçlü dönüm noktasını
oluşturmuştur.”
TC Lefkoşa Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Mehmet Poroy ise deftere
şunları yazdı:
“Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesinde müstesna bir yere sahip olan
şanlı Erenköy Direnişi'nin unutulmaz kahramanları, aziz
şehitlerimiz, 41 yıl önce zor şartlarda vermiş olduğunuz kahramanca
mücadele büyük Türk ulusu ve kahraman Kıbrıs Türk halkının
hafızasında yerini herzaman koruyacaktır. Sahip olduğunuz inanç ve
azim daima hatırlanacak; Kıbrıs Türkü'nün sürmekte olan
mücadelesinde örnek olmaya devam edecek. Ruhunuz şad olsun”
KTBK Komutanı Korgeneral Hasan Memiş-oğlu'nun şehitlik özel
defterine yazdıkları şöyledir.
“Aziz şehitlerimiz, Kıbrıs Türkü'nün şanlı direniş kalesi Erenköy'de
manevi huzurunuzda bulunmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Sizler
zulme ve haksızlığa direnmeyi onur bilerek dünyanın dört bir
yanından bu kutsal direniş noktasına koştunuz. Anavatan'a ulaşılan
tek kapıyı kapayarak, Kıbrıs Türkü'nün haklı direnişini boğmak
isteyen düşmana karşı kahramanca çarpışarak gözünüzü kırpmadan
kendinizi feda ettiniz. Canınız pahasına verdiğiniz mücadele Kıbrıs
Türkü'nün özgürlüğe ve huzura kavuşmasının temelini teşkil etmiştir.
Destanlaşan hatıranız daima kalplerde yaşayacaktır. Yaktığınız
özgürlük meşalesi asla sönmeyecektir. Sizleri minnetle anıyor,
huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz”
Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç ise şehitlik
özel defterine şunları yazdı:
“Aziz şehitler, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuştuğu bu
topraklar üzerinde gururla durabiliyorsak, bunu sizlere borçlu
olduğumuz bilinci içinde huzurunuza gelmiş bulunuyoruz. Sizler ki,
büyük zorluklar içerisinde, sevdiklerinizden, tahsilinizden,
beklentilerinizden ve hayallerinizden vazgeçerek canlarınızı bu aziz
vatan parçasına sunmayı seçtiniz. Bu cesaretiniz, vatan sevginizle
birleşerek ortaya emsalsiz bir kahramanlık destanı çıkarmış,
ödülünüz ise şahadet mertebesine ulaşmak olmuştur. Vatan uğruna feda
ettikleriniz karşısında saygı ve şükran duygusuyla yoğrulan bizlere,
aziz hatıralarınız önünde saygıyla eğilmek ve gerektiğinde, sizler
gibi şehit olmaya hazır olduğumuza and içmek düşmektedir. Ruhunuz
şad olsun.”
|
|
GÜVENLİK
KUVVETLERİ DERGİSİ |
 |
|