A  K  T  Ü  E  L

Eylül 2005 Sayı 65

 

Erenköy Direnişi ve Şehitleri anıldı

 

  Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesinin mihenk taşlarından Erenköy direnişi ve direnişte şehit düşenler 41'inci yıldönümünde Erenköy'de düzenlenen törenle anıldı.
  Erenköy Şehitliği'nde düzenlenen Erenköy Direnişi ve Erenköy şehitlerini anma töreni saat 10.00'da başladı.
Törene Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, eşi Oya Talat, 1'inci Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, TC Lefkoşa Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Mehmet Poroy, Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu, 28'inci Tümen Komutanı Tümgeneral Aydemir Cülcüoğlu, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç, 14'üncü Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Yaşar Bal, Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel, bazı bakanlar, milletvekilleri, yetkililer, şehit yakınları, gaziler, ilgili sivil toplum örgüt temsilcileri ve halk katıldı.
  Erenköy Direnişi törenlerine, şehit yakınları ve sivil halk kara yolundan gitti. Lefkoşa, Gazimağusa ve Girne'den kalkan minibüslerle yaklaşık 450 kişi BM eskortluğunda bölgeye ulaştırıldı.


  Tören
  Protokol sırasına göre çelenk konmasıyla başlayan törende saygı duruşunda bulunulup, saygı atışı yapıldı. İstiklâl Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından özel defter imzalandı. Törende, sırasıyla Erenköy Mücahitleri Cemiyeti Başkanı Kutlay Keço, Erenköy Bölük Komutanı Piyade Üsteğmen Kazım Eskidemir ve Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat konuşma yaptı.
  Anma töreninin ardından Cumhurbaşkanı Talat ve diğer konuklar Erenköy Müzesi'ni ziyaret ederek bilgi aldı ve müze defterini imzaladı.
  Cumhurbaşkanı Talat
  Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, konuşmasında Erenköy şehitlerinin, Kıbrıs Türkü'nün toplumsal varoluş mücadelesinde toprağa düşen, yurtseverlik misali olduğunu söyledi.
  Cumhurbaşkanı Talat, “Erenköy şehitlerinin kâbirleri başında, Kıbrıs tarihinin en karanlık döneminin karşılığı, aynı zamanda halk için canları pahasına katkılarıyla kurguladıkları özgürlüğü müzün sarsılmaz bekçiliğini yaptığımız sözünü burada yinelemek ve tüm Kıbrıslı Türkler'in kararlılığını vurgulamak isterim” dedi.
  Kıbrıs'ın her tarafında, hatta başka yerlere göç eden Kıbrıslı Türkler'in dâhi özgür vatan ve özgür irade bilinciyle yaşadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Talat, bu mücadeleye katılan herkesin, sıkı bir kardeşlik ve dayanışma örnekleri verilen Erenköy'deki bir avuç halk ve üniversite öğrencisiyle kader birliği yaptığını kaydetti.
  Rum işgali altındaki Kıbrıs Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'nun, Ağustos 1964 başında faşist general Grivas'ın yönlendirmesiyle Erenköy'e karşı temizleme operasyonu kararı aldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Talat, amacın silah sevkıyatı yapılan direniş noktasını ve olası Türk çıkarmasının önünün kesilmesi olduğunu söyledi.
  Cumhurbaşkanı Talat, halk ile okullu mücahidin yardımına, Kıbrıs Türkü'nün tarihsel kopmaz bağlarla bağlı olduğu ve her dar zamanında yardımını esirgemeyen Türkiye'nin koştuğunu ve bölgede sıkışan halkı kurtardığını belirtti. Cumhurbaşkanı Talat, hava akını sırasında uçağı düşen Türk Hava Kuvvetleri pilotu Cengiz Topel'in de kazada yaralandığını ve doktor raporlarında da tespit edildiği gibi, işkenceyle öldürüldüğüne dikkat çekti.
  Rum ordusunun ciddi bir yenilgi yaşadığı Erenköy savaşının, Rum saldırılarına karşı başlatılan direnişin simgesi haline geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat, Rumlar'ın Kıbrıs Türkü'ne karşı ekonomik abluka uygulayarak yıldırmaya çalıştığını ancak bunun da Türkiye sayesinde başarılı olmadığını söyledi.
  “Kıbrıs sorunu 1963’te başlamadı”
  Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs sorununun 1963'de başlamadığını, ondan öncesi de bulunduğunu ancak 1963'de işgal edilerek ele geçirilen Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bu yapısının hala devam ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Talat, “Kıbrıslı Türkleri dışlayan, azınlık gören, hatta tarih boyunca yok etmek için saldırılar örgütleyip, gerçekleştiren Rum Yönetimi'nin gaspı sürüyor” dedi.
  Rum Yönetimi'ni, BM Genel Sekreteri'nin taleplerine olumlu yanıt vererek, çözüm yolunu açmaya davet eden Cumhurbaşkanı Talat, şöyle devam etti:
  “Her şeye rağmen bundan böyle barışçı, mutlu bir gelecek arzusunu kanıtlamış bir toplumun lideri olarak Rum liderliğine çağrımı yineliyorum: Geçmiş acılardan aldığımız derslerle, gelin, hep beraber geleceği barış içinde planlayalım. Politik ihtiras ve inatla kararlar üretelim ve temsil ettiğimiz kitlelerin yok olmasını değil, dünya üzerinde dâim olmasını sağlama bağlayalım. Adamız üzerinde yaşayan herkese yetecek kadar büyük ve güzel bir adadır. Onu yeni acılara yol açacak acılardan koruyalım ve hayatlarını bu uğurda kaybedenlere duyduğumuz saygıyla onların evlatlarına güzel günler yaratalım”
  Kıbrıs Türkü'nün dünyaca tescil edilmiş haklarını korumanın boynunun borcu olduğuna dikkat çekerek, kimsenin bundan kuşku duymamasını isteyen Cumhurbaşkanı Talat, Türk tarafının görüşünü almadan Rum tarafının dayatmalarıyla karar alan AB yetkililerinin de egemenliğini kuzeye yaymayı hedefleyen Rum liderliğini anlaşma yolundan uzak tuttuğunu ve çözümsüzlük çabalarını cesaretlendirmekle suçladı.
  Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs sorununun iki eşit tarafın ortaklığının kurulmasıyla ve mutlaka BM çatısı altında bitirileceğine dikkat çekerek, Kıbrıs Türkü'nün barış çabalarına devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Talat, “Şehitlerin bize miras bıraktığı özgürlük mücadelesine kararlılıkla devam ediyoruz. Mutlaka başaracağız, adamız, mutlaka savaşın değil, barışın ve hoşgörünün egemen olacağı bir ada olacak” dedi.
  Bölük Komutanı
  Erenköy Bölük Komutanı Piyade Üsteğmen Kazım Eskidemir de konuşmasında Erenköy Direnişi hakkında bilgi verdi.
  41 yıl önce bağımsızlık uğruna bir avuç mücahidin çarpışıp, ölüme koştuğunu vurgulayan Üsteğmen Eskidemir, Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama hedefiyle terör hareketi başlatan Rum terör örgütü EOKA'nın, stratejik önemi büyük Erenköy'e defalarca saldırıp, başarısız olduğunu belirtti.
  Üsteğmen Eskidemir, 17 bin kişilik ordunun, 6 Ağutos'da taaruza kalktığını ancak mücahidin direnişi sayesinde bir adım dahi ilerleyemediğini kaydetti. Üsteğmen Eskidemir, “Erenköy Direnişi, eşine az rastlanan bir özgürlük ve kahramanlık destanıdır” dedi.
  Erenköy Mücahitler Cemiyeti Başkanı
  Erenköy Mücahitleri Cemiyeti Başkanı Kutlay Keço da konuşmasında 600 mücahidin 10 bin tam teçhizatlı askere karşı mücadele verdiği Erenköy Direnişi'yle KKTC'nin temelinin atıldığını ve adanın Yunanistan'a bağlanmasının engellendiğini söyledi.
  Erenköy'de yokluklar ve imkansızlıklar içinde direndiklerini vurgulayan Keço, kurulan cumhuri yetin halkın oylarıyla siyasilere emanet edildiğine işaret ederek, “Size emanet ettiğimiz bu cumhuriyeti aynen çocuklarımıza vermenizi istiyoruz” dedi.
  Keço, BM ile AB'nin verdiği sözleri tutmadığını belirterek, AB üyeliğiyle ilgili demeçlerin de akıl karıştırmaktan öteye geçmediğini belirtti.
  Özel Deftere yazılanlar
  Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, şehitlik özel defterine şunları yazdı:
  “Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde çok büyük yeri olan Erenköy Direnişi'nin bu yıldönümünde yine huzurundayız. Kıbrıs Türkü'nün, Kıbrıs topraklarında tutunabilmesi için ortaya koyduğunuz büyük direnç ve özveri asla unutulamaz. Sizin mücadeleniz, Kıbrıs Türk halkının varlığını, tüm dünyaya kanıtlamış tarihi bir olaydır. Sizin şehadetiniz bugünün ve gelecek nesillerin sosyal, kültürel ve siyasal haklarını sağlamak olan en güçlü dönüm noktasını oluşturmuştur.”
  TC Lefkoşa Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Mehmet Poroy ise deftere şunları yazdı:
  “Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesinde müstesna bir yere sahip olan şanlı Erenköy Direnişi'nin unutulmaz kahramanları, aziz şehitlerimiz, 41 yıl önce zor şartlarda vermiş olduğunuz kahramanca mücadele büyük Türk ulusu ve kahraman Kıbrıs Türk halkının hafızasında yerini herzaman koruyacaktır. Sahip olduğunuz inanç ve azim daima hatırlanacak; Kıbrıs Türkü'nün sürmekte olan mücadelesinde örnek olmaya devam edecek. Ruhunuz şad olsun”
  KTBK Komutanı Korgeneral Hasan Memiş-oğlu'nun şehitlik özel defterine yazdıkları şöyledir.
“Aziz şehitlerimiz, Kıbrıs Türkü'nün şanlı direniş kalesi Erenköy'de manevi huzurunuzda bulunmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Sizler zulme ve haksızlığa direnmeyi onur bilerek dünyanın dört bir yanından bu kutsal direniş noktasına koştunuz. Anavatan'a ulaşılan tek kapıyı kapayarak, Kıbrıs Türkü'nün haklı direnişini boğmak isteyen düşmana karşı kahramanca çarpışarak gözünüzü kırpmadan kendinizi feda ettiniz. Canınız pahasına verdiğiniz mücadele Kıbrıs Türkü'nün özgürlüğe ve huzura kavuşmasının temelini teşkil etmiştir. Destanlaşan hatıranız daima kalplerde yaşayacaktır. Yaktığınız özgürlük meşalesi asla sönmeyecektir. Sizleri minnetle anıyor, huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz”
  Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç ise şehitlik özel defterine şunları yazdı:
  “Aziz şehitler, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuştuğu bu topraklar üzerinde gururla durabiliyorsak, bunu sizlere borçlu olduğumuz bilinci içinde huzurunuza gelmiş bulunuyoruz. Sizler ki, büyük zorluklar içerisinde, sevdiklerinizden, tahsilinizden, beklentilerinizden ve hayallerinizden vazgeçerek canlarınızı bu aziz vatan parçasına sunmayı seçtiniz. Bu cesaretiniz, vatan sevginizle birleşerek ortaya emsalsiz bir kahramanlık destanı çıkarmış, ödülünüz ise şahadet mertebesine ulaşmak olmuştur. Vatan uğruna feda ettikleriniz karşısında saygı ve şükran duygusuyla yoğrulan bizlere, aziz hatıralarınız önünde saygıyla eğilmek ve gerektiğinde, sizler gibi şehit olmaya hazır olduğumuza and içmek düşmektedir. Ruhunuz şad olsun.”

 GÜVENLİK KUVVETLERİ  DERGİSİ