G  Ü  N  C  E  L

Mart 2005 Sayı 63

 

 

Şehitler anıldı

 

18 Mart Şehitleri Anma Günü nedeni ile KKTC'de şehitliklerde anma törenleri gerçekleştirildi

 

     18 Mart Şehitleri Anma Günü dolayısıyla KKTC'de şehitliklerde anma törenleri gerçekleştirilerek Çanakkale, Kara, Hava ve Deniz Şehitleri anıldı.
     
Boğaz Şehitliği'nde gerçekleştirilen anma törenine Devlet ve hükümet yetkilileri, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Aydan Karahan, KTBK Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu, 39'ncu Tümen Komutanı Tümgeneral Yalçın Pehlivanoğlu, 28'nci Tümen Komutanı Tümgeneral Aydemir Cülcüloğlu, GKK Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç ile diğer üst düzey sivil, askeri ve polis yetkilileri, siyasi parti temsilcileri, dernek kurum ve kuruluş temsilcileri, okullar katıldı.
     Tören saat 10:00'da çelenklerin şehitlik anıtına sunulmasıyla başladı. Saygı marşı, saygı duruşu ve saygı atışının ardından bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi.
Şehitlik Özel Defteri'nin imzalanmasından sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün, Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü nedeniyle yayınladığı mesaj okundu.
     KTBK Komutanlığı'ndan Piyade Kurmay Yüzbaşı Bilal Bayram'ın günün anlam ve önemini belirten konuşmasının ardından, Anıtkabir'e konulmak üzere Boğaz Şehitliği'nden alınan toprak Cumhurbaşkanı Denktaş tarafından Türkiye Büyükelçisi Karahan'a teslim edildi. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş toprağı teslim ederken “Geldiniz bizim için evlatlarınızı şehit verdiniz” derken, Büyükelçi Karahan da “Geçmişi unutmayıp geleceğe güvenle bakacağız” şeklinde karşılık verdi.
     Tören şehitliğin gezilmesi ve şehit kabirlerine çiçek konulmasıyla sona erdi.
     Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Şehitlik Özel Defteri'ne şunları kaydetti:
     “Bayrak yere düşmesin, vatan işgal edilmesin, kurtulsun, bağımsızlık daim, egemenlik milletin olsun diye seve seve can vererek en yüce şehitlik mertebesine ulaşmış olan sizlerin huzurunda huşu içinde eğiliyor ve bağımsızlığını, hürriyetini size borçlu olan bireyler olarak sizleri rahmetle minnetle anıyoruz.
     Görevimiz, andımız; kemiklerinizi çiğnetmemektir, huzur içinde yaşayabilmemiz için bizlere emanet ettiğiniz bağımsızlığa gölge düşürmemektir. Huzur içinde yatınız. Yattığınız yer kuşkusuz cennettir, en yüce mekândır.”
     Büyükelçi Aydan Karahan'ın deftere yazdıkları ise şöyle:
     “Aziz şehitlerimiz, Büyük Türk Milleti ve onun kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkü'nün özgür ve onuruyla yaşaması uğrunda canlarınızı seve seve vererek şehadet mertebesine eriştiniz. Türk Ulusu, onun kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkü'nün ebediyen hür ve bağımsız olarak yaşayabilmesi için yaptığınız bu büyük fedakârlığı asla unutmayacak, daima minnet ve şükranla hatırlayacaktır. Ruhlarınız şad olsun. Manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.”
KTBK Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu ise deftere şunları kaydetti:
     “Aziz şehitlerimiz; vatan, vazife ve bayrak uğruna en değerli varlığınız olan canlarınızı vererek şehadet mertebesine ulaştınız. Kanlarınızla sulayarak vatanlaştırdığınız bu topraklarda sahip olduğumuz herşeyi sizlere borçlu olduğumuzu bir an bile hatırımızdan çıkarmadan, şanlı bayrağımızın gölgesinde başımız dik, huzur ve güven içinde yaşıyoruz. Uğruna can verdiğiniz değerleri en kıymetli emanetiniz olarak sonsuza dek yaşatmayı birinci vazifemiz kabul ederek, gerektiğinde bu vazifenin icrası için biz de sizler gibi can vermeye daima hazırız. Kutsal hatıranız önünde minnet ve şükranla eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun.”
     Orgeneral Özkök'ün mesajı
     Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Şehitler Günü nedeniyle yayımladığı ve törende de okunan mesajında, Çanakkale Zaferi'nin; Türk ve dünya tarihi için bir dönüm noktası olduğunu belirterek, kahramanlık ve fedakârlığın doruk noktasına ulaştığı bir onur mücadelesi, Kurtuluş Savaşı meşalesinin yüreklerde yakıldığı ve ulusça yeniden doğuşun başlangıcı olduğunu söyledi.
     Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün törende okunan mesajı şöyle:
     “Bugün, özgüvenimizi bizlere yeniden kazandıran Çanakkale Zaferinin 90. yıldönümünü kutlamanın ve aziz şehitlerimize karşı kutsal görevimizi yerine getirmenin gurur ve heyecanını yaşıyoruz.
     Çanakkale Zaferi; Türk ve dünya tarihi için bir dönüm noktasıdır. Kahramanlık ve fedakarlığın doruk noktasına ulaşarak, Viyana önlerinden itibaren Anadolu'ya doğru sürekli çekilen bir imparatorluğun esas kurucu unsuru olan Türk ulusunun verdiği bir onur mücadelesidir. Herşeyden önemlisi Kurtuluş Savaşı ateşinin yüreklerde yakıldığı ve ulusca yeniden doğuşun başlangıcıdır. Diğer taraftan Çanakkale, dünyadaki güç dengelerinin ve olayların akışının tümüyle değiştiği ve hatta bazı toplulukların ulus olma bilincine erişerek geçmişlerini sorguladıkları bir süreçtir.
     Çanakkale aynı zamanda; Türk Harp Sanatının ve Türk askerinin civanmertliğini tüm dünyaya sergilediği bir resitaldir.
     Değerli Silah Arkadaşlarım,
     Ülkemizin bugünkü güçlü ve gönençli konumuna ulaşması için geçirdiği başarılı süreç; başta Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı olmak üzere, daha sonraki dönemlerde görevleri başında ve terörle mücadelede hayatlarını kaybeden aziz şehitlerimizin eseridir. Alınması gereken çok önemli derslerle dolu olan bu süreç, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sahip olduğu “tarihsel niteliklerin” de esasını oluşturan; namus, şeref, vicdan, seciye, ahlak, şahadet, diğer gamlık, dürüstlük ve sorumluluk gibi kavramlar sayesinde kazanılabilmiştir. Ancak, modern çağın da etkisiyle bu tarihsel süreçte yaşadıklarımızı, saydığım bu tarihsel nitelikleri ve ülkemizi gelecekte bekleyen tehlikeleri genç belleklere onların özümseyebilecekleri bir şekilde anlatmakta ve algılamakta son zamanlarda zorlanıyoruz.
     Bu sebeple; bir ulusun var oluşunun, birlik ve beraberliğinin ve vatan sevgisinin ölümsüz sembolleri olan şehitlerimizin manevi varlıkları, tarih ve ulus bilincinin oluşturulmasında ve bir toplumun sahip olması gereken yüce değerlerin genç nesillere aktarılmasında kullanılabilecek en kıymetli hazinedir. Bu maksatla, güzel yurdumuzun dört bir yanında ve yurt dışında bulunan şehitliklerimiz, toplumsal dokunun tazelendiği yerler olarak kabul ve ziyaret edilmeli, şehitlerimizin aziz hatıraları nesilden nesile sonsuza dek yaşatılmalıdır.
     Bu duygularla, bugünlere ulaşmamızı sağlayan başta Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, yıl dönümünü kutladığımız Çanakkale zaferini ve şanlı tarihimizdeki nice zaferleri bizlere armağan eden; Vatanın bölünmez bütünlüğünü ve Türk Ulusunun huzur ve güvenliği için hayatlarını feda etmekten çekinmeyen aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anarken, tarih boyunca ordusuna her zaman destek olan Yüce Türk Ulusuna şükranlarımı sunarım.”
Törende, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri'nden Piyade Kurmay Yüzbaşı Bilal Bayram günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yaptı.
     P. Kur. Yüzbaşı Bayram, Çanakkale'de canlarını veren şehitlerin ve kahraman gazilerin, Türk Milletinin tarihten silinemeyeceğini ve ebediyen var olacağını tüm dünyaya ispatladığını vurgulayarak, bayrağı bağımsızlığın simgesi, toprağı da vatan yapanın, bu uğurda şehit olanlar olduğunu söyledi.
Rumların Enosis emellerini gerçekleştirmek ve Kıbrıs'ta Türk varlığını ortadan kaldırmak maksadıyla 1963-1974 yılları arasında başlattığı kanlı saldırılarda kadın, çocuk genç ve yaşlı demeden yüzlerce kişinin şehit edildiğini anımsatan P. Kur. Yüzbaşı Bayram, 1974 yılında Kıbrıs'ı Yunan adası yapma girişimleri üzerine Türkiye'nin adaya müdahale edip, aynı kanı taşıyan Mehmetçiğin, Mücahitlerin yanında şehit olduğunu anlattı.
     Yüzbaşı Bayram, 1974 öncesi dönemde Rumlar tarafından şehit edilen ve 1974 Mutlu Barış Harekâtı'nda şehit düşen 1856 kişinin, KKTC'de ve Güney'de kalan şehitliklerde yattığının altını çizerek, Ayvasıl'da, Muratağa, Atlılar ve Sandallar'da yatan 16 günlük bebeklerden, 90'lık ihtiyarlara kadar tüm şehitlerin, toprakların vatan olması için canlarını verdiklerini söyledi.
     “Bu vatan, yüce Türk Milleti'nin bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden ve şanlı bir tarih bırakarak şahadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizin gelecek nesillere ulaştırılmak üzere bize bıraktığı bir emanettir” diyen Bayram, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün “Anıtlarımız, yurdumuzu düşmana teslim etmemeye ant içmiş şehitliklerimiz, göklere yükselen şahadet parmaklarımızdır” sözlerini de hatırlattı Yüzbaşı Bayram sözlerini, “Bizlere bugünleri armağan eden başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum” diyerek tamamladı.

 GÜVENLİK KUVVETLERİ  DERGİSİ