|

Şehitler anıldı
18 Mart Şehitleri Anma Günü nedeni ile KKTC'de şehitliklerde anma törenleri gerçekleştirildi
18 Mart Şehitleri Anma
Günü dolayısıyla KKTC'de şehitliklerde anma törenleri
gerçekleştirilerek Çanakkale, Kara, Hava ve Deniz Şehitleri anıldı.
Boğaz Şehitliği'nde gerçekleştirilen anma törenine Devlet ve
hükümet yetkilileri, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Aydan Karahan,
KTBK Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu, 39'ncu Tümen Komutanı
Tümgeneral Yalçın Pehlivanoğlu, 28'nci Tümen Komutanı Tümgeneral
Aydemir Cülcüloğlu, GKK Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç ile diğer
üst düzey sivil, askeri ve polis yetkilileri, siyasi parti
temsilcileri, dernek kurum ve kuruluş temsilcileri, okullar katıldı.
Tören saat 10:00'da çelenklerin şehitlik anıtına
sunulmasıyla başladı. Saygı marşı, saygı duruşu ve saygı atışının
ardından bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi.
Şehitlik Özel Defteri'nin imzalanmasından sonra Genelkurmay Başkanı
Orgeneral Hilmi Özkök'ün, Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü nedeniyle
yayınladığı mesaj okundu.
KTBK Komutanlığı'ndan Piyade Kurmay Yüzbaşı Bilal
Bayram'ın günün anlam ve önemini belirten konuşmasının ardından,
Anıtkabir'e konulmak üzere Boğaz Şehitliği'nden alınan toprak
Cumhurbaşkanı Denktaş tarafından Türkiye Büyükelçisi Karahan'a
teslim edildi. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş toprağı teslim ederken
“Geldiniz bizim için evlatlarınızı şehit verdiniz” derken, Büyükelçi
Karahan da “Geçmişi unutmayıp geleceğe güvenle bakacağız” şeklinde
karşılık verdi.
Tören şehitliğin gezilmesi ve şehit kabirlerine çiçek
konulmasıyla sona erdi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Şehitlik Özel Defteri'ne
şunları kaydetti:
“Bayrak yere düşmesin, vatan işgal edilmesin,
kurtulsun, bağımsızlık daim, egemenlik milletin olsun diye seve seve
can vererek en yüce şehitlik mertebesine ulaşmış olan sizlerin
huzurunda huşu içinde eğiliyor ve bağımsızlığını, hürriyetini size
borçlu olan bireyler olarak sizleri rahmetle minnetle anıyoruz.
Görevimiz, andımız; kemiklerinizi çiğnetmemektir, huzur
içinde yaşayabilmemiz için bizlere emanet ettiğiniz bağımsızlığa
gölge düşürmemektir. Huzur içinde yatınız. Yattığınız yer kuşkusuz
cennettir, en yüce mekândır.”
Büyükelçi Aydan Karahan'ın deftere yazdıkları ise
şöyle:
“Aziz şehitlerimiz, Büyük Türk Milleti ve onun kopmaz
bir parçası olan Kıbrıs Türkü'nün özgür ve onuruyla yaşaması uğrunda
canlarınızı seve seve vererek şehadet mertebesine eriştiniz. Türk
Ulusu, onun kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkü'nün ebediyen hür ve
bağımsız olarak yaşayabilmesi için yaptığınız bu büyük fedakârlığı
asla unutmayacak, daima minnet ve şükranla hatırlayacaktır.
Ruhlarınız şad olsun. Manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.”
KTBK Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu ise deftere şunları
kaydetti:
“Aziz şehitlerimiz; vatan, vazife ve bayrak uğruna en
değerli varlığınız olan canlarınızı vererek şehadet mertebesine
ulaştınız. Kanlarınızla sulayarak vatanlaştırdığınız bu topraklarda
sahip olduğumuz herşeyi sizlere borçlu olduğumuzu bir an bile
hatırımızdan çıkarmadan, şanlı bayrağımızın gölgesinde başımız dik,
huzur ve güven içinde yaşıyoruz. Uğruna can verdiğiniz değerleri en
kıymetli emanetiniz olarak sonsuza dek yaşatmayı birinci vazifemiz
kabul ederek, gerektiğinde bu vazifenin icrası için biz de sizler
gibi can vermeye daima hazırız. Kutsal hatıranız önünde minnet ve
şükranla eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun.”
Orgeneral Özkök'ün mesajı
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Şehitler
Günü nedeniyle yayımladığı ve törende de okunan mesajında, Çanakkale
Zaferi'nin; Türk ve dünya tarihi için bir dönüm noktası olduğunu
belirterek, kahramanlık ve fedakârlığın doruk noktasına ulaştığı bir
onur mücadelesi, Kurtuluş Savaşı meşalesinin yüreklerde yakıldığı ve
ulusça yeniden doğuşun başlangıcı olduğunu söyledi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün törende
okunan mesajı şöyle:
“Bugün, özgüvenimizi bizlere yeniden kazandıran
Çanakkale Zaferinin 90. yıldönümünü kutlamanın ve aziz şehitlerimize
karşı kutsal görevimizi yerine getirmenin gurur ve heyecanını
yaşıyoruz.
Çanakkale Zaferi; Türk ve dünya tarihi için bir dönüm
noktasıdır. Kahramanlık ve fedakarlığın doruk noktasına ulaşarak,
Viyana önlerinden itibaren Anadolu'ya doğru sürekli çekilen bir
imparatorluğun esas kurucu unsuru olan Türk ulusunun verdiği bir
onur mücadelesidir. Herşeyden önemlisi Kurtuluş Savaşı ateşinin
yüreklerde yakıldığı ve ulusca yeniden doğuşun başlangıcıdır. Diğer
taraftan Çanakkale, dünyadaki güç dengelerinin ve olayların akışının
tümüyle değiştiği ve hatta bazı toplulukların ulus olma bilincine
erişerek geçmişlerini sorguladıkları bir süreçtir.
Çanakkale aynı zamanda; Türk Harp Sanatının ve Türk
askerinin civanmertliğini tüm dünyaya sergilediği bir resitaldir.
Değerli Silah Arkadaşlarım,
Ülkemizin bugünkü güçlü ve gönençli konumuna ulaşması
için geçirdiği başarılı süreç; başta Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı
olmak üzere, daha sonraki dönemlerde görevleri başında ve terörle
mücadelede hayatlarını kaybeden aziz şehitlerimizin eseridir.
Alınması gereken çok önemli derslerle dolu olan bu süreç, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin sahip olduğu “tarihsel niteliklerin” de
esasını oluşturan; namus, şeref, vicdan, seciye, ahlak, şahadet,
diğer gamlık, dürüstlük ve sorumluluk gibi kavramlar sayesinde
kazanılabilmiştir. Ancak, modern çağın da etkisiyle bu tarihsel
süreçte yaşadıklarımızı, saydığım bu tarihsel nitelikleri ve
ülkemizi gelecekte bekleyen tehlikeleri genç belleklere onların
özümseyebilecekleri bir şekilde anlatmakta ve algılamakta son
zamanlarda zorlanıyoruz.
Bu sebeple; bir ulusun var oluşunun, birlik ve
beraberliğinin ve vatan sevgisinin ölümsüz sembolleri olan
şehitlerimizin manevi varlıkları, tarih ve ulus bilincinin
oluşturulmasında ve bir toplumun sahip olması gereken yüce
değerlerin genç nesillere aktarılmasında kullanılabilecek en
kıymetli hazinedir. Bu maksatla, güzel yurdumuzun dört bir yanında
ve yurt dışında bulunan şehitliklerimiz, toplumsal dokunun
tazelendiği yerler olarak kabul ve ziyaret edilmeli, şehitlerimizin
aziz hatıraları nesilden nesile sonsuza dek yaşatılmalıdır.
Bu duygularla, bugünlere ulaşmamızı sağlayan başta Ulu
Önder Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, yıl dönümünü
kutladığımız Çanakkale zaferini ve şanlı tarihimizdeki nice
zaferleri bizlere armağan eden; Vatanın bölünmez bütünlüğünü ve Türk
Ulusunun huzur ve güvenliği için hayatlarını feda etmekten
çekinmeyen aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anarken,
tarih boyunca ordusuna her zaman destek olan Yüce Türk Ulusuna
şükranlarımı sunarım.”
Törende, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri'nden Piyade Kurmay Yüzbaşı
Bilal Bayram günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yaptı.
P. Kur. Yüzbaşı Bayram, Çanakkale'de canlarını veren
şehitlerin ve kahraman gazilerin, Türk Milletinin tarihten
silinemeyeceğini ve ebediyen var olacağını tüm dünyaya ispatladığını
vurgulayarak, bayrağı bağımsızlığın simgesi, toprağı da vatan
yapanın, bu uğurda şehit olanlar olduğunu söyledi.
Rumların Enosis emellerini gerçekleştirmek ve Kıbrıs'ta Türk
varlığını ortadan kaldırmak maksadıyla 1963-1974 yılları arasında
başlattığı kanlı saldırılarda kadın, çocuk genç ve yaşlı demeden
yüzlerce kişinin şehit edildiğini anımsatan P. Kur. Yüzbaşı Bayram,
1974 yılında Kıbrıs'ı Yunan adası yapma girişimleri üzerine
Türkiye'nin adaya müdahale edip, aynı kanı taşıyan Mehmetçiğin,
Mücahitlerin yanında şehit olduğunu anlattı.
Yüzbaşı Bayram, 1974 öncesi dönemde Rumlar tarafından
şehit edilen ve 1974 Mutlu Barış Harekâtı'nda şehit düşen 1856
kişinin, KKTC'de ve Güney'de kalan şehitliklerde yattığının altını
çizerek, Ayvasıl'da, Muratağa, Atlılar ve Sandallar'da yatan 16
günlük bebeklerden, 90'lık ihtiyarlara kadar tüm şehitlerin,
toprakların vatan olması için canlarını verdiklerini söyledi.
“Bu vatan, yüce Türk Milleti'nin bağımsızlığı uğruna
canlarını feda eden ve şanlı bir tarih bırakarak şahadet mertebesine
ulaşan aziz şehitlerimizin gelecek nesillere ulaştırılmak üzere bize
bıraktığı bir emanettir” diyen Bayram, Büyük Önder Mustafa Kemal
Atatürk'ün “Anıtlarımız, yurdumuzu düşmana teslim etmemeye ant içmiş
şehitliklerimiz, göklere yükselen şahadet parmaklarımızdır”
sözlerini de hatırlattı Yüzbaşı Bayram sözlerini, “Bizlere bugünleri
armağan eden başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere,
şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz
hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum” diyerek tamamladı.
|
|
GÜVENLİK
KUVVETLERİ DERGİSİ |
 |
|