|
Neler oluyor
Hayatta
Ne zaman Ne oldu?
27 - 28 OCAK 1958 DİRENİŞİ
TMT'nin (Türk Mukavemet Teşkilatı) kurulmasından sonra yer
aldığı en önemli olaylardan biri 27-28 Ocak 1958'de İngiliz Sömürge
Yönetimi ile meydana gelen çatışmadır. TMT'nin insiyatifi ile Liseli Türk Öğrencilerin 27 Ocak günü
başlattıkları “TAKSİM” lehindeki yürüyüş, o güne kadar Rumların
“ENOSİS” lehindeki yürüyüşlerine seyirci kalan sömürge yönetimi
tarafından şiddet kullanılarak dağıtılmaya çalışıldı. Türk öğrenciler barışçı yürüyüşlerinin şiddetle
bastırılmasına sert tepki göstererek, sömürge askeri ve polisine
karşı koydular. Sömürge yönetimi cop, gözyaşartıcı bomba ve silah
kullanmasına karşın, büyük bir antisömürgeci şahlanışa dönüşen
gösterileri dağıtmada yetersiz kaldı.
Çatışmalar, gösteri ve yürüyüşler ertesi gün de sürerek bütün
adaya yayıldı. Limasol, Baf, Mağusa ve Larnaka'da büyük protesto gösterileri
oldu. Bu çatışmalarda 100'den fazla kişi yaralandı, birçok kişi
tutuklandı, 7 Türk de şehit edildi. 27-28 Ocak direnişi bir kez daha, Kıbrıs Türk Halkı dikkate
alınmadan varılacak herhangi bir çözümün yaşama şansı olmadığını
gözler önüne serdi.
Bu direnişin bir diğer önemli yanı ise, Türk halkının, iddia
edildiği gibi İngiliz yanlısı olmadığını net bir şekilde ortaya
koyması ve ENOSİS’e olduğu kadar sömürge yönetimine de karşı
olduğunu göstermesiydi. 27-28 Ocak tarihi İngiliz Sömürge İdaresine
karşı direniş günü olarak kabul edilerek anılmaya başlandı.
Etkin okumanın yöntemi ne?
1.Okuyacağınız yazı ile
gözleriniz arasında 30-35 cm aralık ve sayfaya kuşbakışı egemen
olabileceğiniz bir açı ile tutun.
2.Işık gözlerinize değil, direk okuduğunuz yazıya gelsin.
Parlak kağıtlardaki yazıları loş, mat kağıttaki yazıları parlak
ortamda okuyun.
3.Sırtüstü yatarak, yüzüstü uzanarak okumayın. Okuma işlemini
dinamik bir duruşla yapın.
4.Okuma alıştırmalarınızda önce kısa ve kolay metinler, sonra
zor ve uzun metinlerde uygulamalar yapın.
5.Ön yargılarınızı atın. Kendi
düşüncelerinizi yitirmeksizin başkalarının düşüncelerine açık olun.
Size karşıt ve zor metinleri yılmadan, mutlaka bir şeyler
öğreneceğim diye okuyun.
6.Zaman zaman ara verin. Okuduklarınızı aklınızda özetleyin
ve tekrar okumaya devam edin. Verilen aralarda zihninizde
kıyaslamalar ve yorumlamalar yaparak, bilgileri özümsemeye çalışın.
7. Önemli yerlerin altını çizin, sayfa kenarlarına notlar
alın veya kendi yönteminizle hatırlatmalar çıkarın.
Anlamını bilmediğiniz kelimelerin, deyimlerin, güçlük
çektiğiniz sayı v.s. kavramların altını dikkat çekecek türde
çizin, sözlükten anlamlarını yazın ve okumaya öyle başlayın.
İyi bellek için 10 adım
Hafızanın “duyumsal”, “çalışan
ve kısa süreli” ile “uzun süreli” olmak üzere üçe ayrıldığını
anlatan Betty Fielding, “İyi bir hafıza için gerekli 10 adım”ı şöyle
sıralıyor:
1. Hafızanızın nasıl çalıştığını anlayın.
2. Size yardım edecek hafıza araçları geliştirin.
3. Kendinizi motive edin ve girişimde bulunun.
4. Hayatın keyfini çıkarın ve insan olarak büyümeye devam
edin.
5. Elinizde olanın üzerine odaklanma yeteneğinizi artırın.
6. Hem öğrenme ve hem de yaşayış biçiminizi organize edin.
7. Sağlığınıza dikkat edin.
8. Stresi ve depresyonu çözün.
9. Doğal yaşlanma sürecini anlayın ve onunla başa çıkın.
10. Hafıza geliştirme programınızı desteklerken kendi eğitmeniniz
olun.
İlginç olaylar
Sıcak ve kurak Afrika'da
18.02.1979 tarihinde Büyük Sahra çölüne kar yağdı.
Futbolda Dünya kupası Okyanusya elemelerinde Avustralya,
Amerikan Samoası'nı 31-0 yenerek bir resmi milli maçtaki en farklı
skorlu galibiyeti elde etti.
Kazakistan'da 7 yaşındaki bir erkek çocuğun karnında ikizi
bulundu. Simkent şehrinde yaşayan çocuğun karnındaki şişliği fark
eden okul doktorunun hastaneye başvurması sonucunda hemen ameliyata
alınan çocuğun karnından saçları ve tırnakları uzamış bir cenin
çıkarıldı.
İran'da, korkusunu bastırmak ve sıkıntılarından kurtulmak
için madeni nesneleri yiyen genç kızın karnından ameliyatla yarım
kilogram ağırlığında metal parçalar çıkarıldı. 17 yaşındaki genç
kızın karnından çıkarılan madeni nesnelerin arasında jilet ve
çiviler de bulundu.
Amerika'nın Arkansas Eyaleti'nde 19 yıldır komada yatan Terry
Wallis 13 Haziran 2003’de hayata döndü.
Penguenler neden sallanarak yürür?

Penguenlerin
tıpkı hacıyatmaz gibi sağa sola sallanarak
yürümelerinin sebebini bilimadamları
araştırdı. Ortaya ilginç bir sonuç çıktı. Kutuplarda yaşayan bu
sevimli hayvanlar, enerji tasarrufu yapmak için sarkaç hareketiyle
yürüyorlar. Colorado Üniversitesi'nden Timothy Griffin ve Rodger
Kram, penguenleri San Diego kentindeki Deniz Dünyası Merkezi'nde
aylarca süren bir incelemeye aldı ve ilginç bulgular elde etti.
İki bilimadamı,
araştırmanın sonucunu şöyle açıkladı : "Aşırı kısa bacaklı olan
penguenler, yana doğru adımlar atarak kaslarının daha az yorulmasını
sağlıyor. Böylece her adımın sonunda bir sonraki adım için enerji
depoluyor. Normal yürümüş olsalar, kendi heybetlerindeki bir
hayvandan iki kat daha fazla enerji harcamaları gerekiyordu. İşte
bunu keşfederek bu şekilde yürümeyi geliştirmişler.
Sadece yürümeye başlarken enerji harcıyorlar, bir de
dururken....
Biliyor muydunuz?
Gözleri
açık tutarak hapşırmak imkansızdır.
Kadınlar erkeklere oranla iki kat daha fazla göz kırparlar.
Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur.
İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmakta,en hızlı
uzayan tırnak ise orta parmaktadır.
İnsanlar 200 milyon soluk alıp verme, 1 milyar kalp atışı,
300 milyon mide kasılması ve 20 milyar göz kırpması kadar yaşarlar.
En uzun boylu insan 1940 yılında ölen 2,72 metre boyunda
ABD'li R.P. Wadlow olmuştur.
Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi yufka gibi
açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan
uzatılabilir.
İnsan yılda en az 1460 rüya görür.
Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda
zihin geriliği olduğunu bile düşündü.
Parmak izi gibi herkesin dil izi de farklıdır.
El tırnakları ayak tırnaklarından 4 kat daha hızlı uzar.
Üzüm mikrodalga fırında patlar.
Aşık olduğumuzda beynimiz "phenylethylamine" üretir. Bu kalp
atışınızı hızlandırır ve sizi mutlu yapar.
Bir bardak sıcak su, buzdolabında soğuk sudan daha çabuk
donar.
Hayat hakkında...
Dil kusurlu olursa, kelimeler düşünceyi
anlatamaz...
Düşünce iyi anlatılmazsa, yapılması gereken işler doğru yapılamaz...
Ödevler gereği gibi yapılmazsa töre ve kültür bozulur...
Töre ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar...
Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını,
İşin nereye varacağını bilemez...
İşte bunun içindir ki;
Hiçbir şey dil kadar önemli değildir... Konfiçyus
|
|
GÜVENLİK
KUVVETLERİ DERGİSİ |
 |
|