|
|
G
Ü
N C E L |
Haziran 2004 Sayı 60 |
SON
VİRÜS “KUŞ GRİBİ”

Günümüz dünyasında son
zamanlarda ortaya çıkan virütik hastalıklara bir
yenisi daha eklendi.
Sars Virüsü’nden sonra onu aratmayacak hatta ondan daha güçlü olabilecek
kadar tehlikeli bir virüs. Şimdilik adı sadece Kuş Gribi olarak anılıyor.
Tedavi edici yöntemin ise en erken bir ay içerisinde bulunacağı yönünde
Tıp Dünyası’nda çalışmalar hızla devam ederken, Asya’da şu ana kadar 7
ülkede görülen hastalıktan ölenlerin sayısı her geçen gün hızla artıyor.
Nedir Kuş Gribi?
Yüzeysel olarak bakacak olursak; Tüm kuş cinslerini etkileyen bu virüsün
özellikle kümes hayvanları çiftliklerinde kendisini gösterdiğine
inanılmaktadır. Kuşlardan insanlara geçebilen virüsün, insandan insana
bulaştığına dair şu ana kadar herhangi bir kanıt bulunamamıştır.
Kuş Gribi’nin insanlara
bulaştığına dair ilk kanıt 1997 yılında Hong Kong’ta olmuştur. Hemen
ardından Asya ülkelerine yayılan virüs, Tayland, Vietnam, Endonezya,
Kamboçya, Güney Kore, Japonya ve Laos’da kendini göstermiş ve Tayland
ile Vietnam’da insanlara bulaştığı ortaya çıkmıştır. Virüs, taşıyıcı
olan hayvanlarla doğrudan temas kuran insanlara geçmektedir. Durum böyle
iken uzmanlar; Kuş gribinin insanlara bulaşan normal grip virüsleriyle
bağlantısı bulunmasından sonra yeni ölümcül bir virüs haline dönüşerek,
etkisini dünya genelinde göstermesinden fazlasıyla endişe duymaktadırlar.
Grip, kuşlarda ilk
belirtilerini, iştahsızlık ve tüylerin buruşmasıyla gösteriyor.
Hastalığa yakalanan kuşların ateşlerinin yükseldiği, halsizleştikleri,
ishal oldukları, aşırı susuzluk çektikleri ve deri altında şişlikler
meydana geldiği gözlemlenmiştir. İnsanlardaki ilk belirtiler ise ateş
yükselmesi, öksürük, boğazda hassaslık, kas ağrısı, göz enfeksiyonları,
zatürre, solunum zorluğu ve viral zatürre olarak kendini göstermektedir.
Kuş Gribi hakkında
Vietnam’ın başkenti Hanoi’deki Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) sözcüsü
Robert DİETZ yapmış oldukları araştırmalara dayanarak, kuş gribine neden
olan H5N1 virüsünün Hong Kong ve Japonya’daki laboratuvarlarda izole
edildiğini ve analiz aşamasında bulunduklarını bildirmiştir. Dietz
devamla; Aşının bir ay içinde hazırlanabileceğini ifade ederek virüsün,
ucuz ilaç ile yapılan tedavilere karşı dayanıklı olduğunu, bu nedenle
daha pahalı tedavi yöntemleri ile araştırmalarının devam ettiğini, karşı
aşının bir ay içinde bulunacağını belirterek hasta insanların karantina
altına alınması tavsiyesini ön plana çıkarmıştır. Virüsün tavuk
ürünlerinin yenmesi sonucunda bulaştığına dair bir kanıta ulaşamadığını,
ancak olası bir virüsünde öldürülmesini mümkün kılmak amacıyla tavuk
ürünlerinin en az 70 derecede pişirilmesi gerektiğini, bunun yanında
kümes hayvanlarıyla temas edenlerin ellerini yıkamaları ve kuş
leşlerinin diğer nesnelerden uzak tutulması uyarısını da yapmıştır.
Hastalığın en şiddetli görülen
bölgesi Vietnam’ın güney kesimindedir. Sırf bu nedenle Vietnam’da
şimdiye kadar 2 milyon hastalıklı tavuk, virüsün önüne geçmek amacıyla
yok edilmiştir. Yine Vietnam’ın en büyük kenti olan Ho Şi Minh’de B.M.
Gıda ve Tarım Örgütü Vietnam temsilcisi Anton RYCHENER tarafından
yapılan açıklamada; WHO ile birlikte almış oldukları karar gereği bu
ülkede kesilmiş ya da canlı tüm kümes hayvanlarının satışını
yasaklamışlardır.
Virüsün fazlasıyla
etkisini gösterdiği ülkelerden Tayvan’da sağlık kaynakları, Çanghua
bölgesinde çiftlikte gribe yol açan virüsün ortaya çıkması üzerine 20
bin tavuğu güvenlik amacıyla yok etmişlerdir. Ayni kaynaklar, virüsün
görüldüğü çiftliğin bir kilometre yakınındaki diğer çiftliklerin gözetim
altına alındığını açıklarken, Japonya ve Hong Kong,Tayvan’dan kümes
hayvanı ithalatını yasaklamıştır. Kuş gribinin daha tehlikeli bir
türünün ortaya çıktığı Vietnam’da ise 18 kişi hastalanmış, bunların 13’ü
ölmüştür.
Görüldüğü üzere WHO Kuş Gribi konusunda son derece hassas
davranmaktadır. Bu virüsün bulaşma şeklinin insandan insana değil de,
doğrudan bir kümes hayvanından bulaştığına açıklık getirerek, virüs
genlerinin
kuş kökenli olduğunu, bunların mutasyon yoluyla insan genine
dönüşemeyeceğinin bilindiğini, ancak eğer tam tersi olursa, genlerin
değişime uğraması neticesinde insan
geni haline geldiği anda
hastalığında insandan insana bulaşacağına değinmektedir.
Dünya yeni virüs ile
uğraşırken, kendi adımıza sevindirici olan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta
bugüne kadar bu virüse yakalanan kimseye rastlanılmamasıdır.
Derleyen :
Salih AMAOĞULLARI
Polis Memuru
GÜVENLİK
KUVVETLERİ DERGİSİ
|
 |
|